Bariatrik Cerrahinin Faydaları

Morbid Obezite: Neden Cerrahi Müdahale gereklidir?

Morbid obezite, yani aşırı şişmanlık, obezitenin en ciddi aşamalarından biridir. Bu aşamaya gelen bireylerin, normal diyetlerle kilo verebilmesi artık mümkün değildir. Sayısız kere diyet deneseler de maalesef başarılı olamazlar ve kısır bir döngünün içine hapis olurlar.

On yılı aşkın bir süre önce, The National Institutes of Health (NIH) olarak bilinen Amerika Ulusal Sağlık Merkezi raporlarında, aşırı obez kişilerin düşük kalorili diyetler, ilaç tedavileri, egzersiz, ticari kilo kaybı ürünleri kullanmak, vb. ile başarılı olamadıklarını ve morbid obezitenin uzun dönemli tedavisinde tek etkili yöntemin cerrahi müdahale olduğunu göstermiştir.

Obezite Cerrahisinin sağladığı faydalar nelerdir?

Obezite cerrahisi, kapsamlı bir tedavi planıyla birleştirildiğinde, kilo vermeyi ve bu kilo kaybının uzun dönemde devam etmesini, yaşam ve sağlık kalitesini artırmanıza yardımcı olan etkili bir tedavi yöntemidir.

Aynı zamanda, tip 2 diyabet, yüksek tansiyon, karaciğer ve kalp rahatsızlığı gibi birçok obezite ile gelen yandaş hastalıkların iyileştirilmesinde veya azalmasında, kısaca kişilerin yaşam ve sağlık kalitesini artırmakta “obezite cerrahisi” nin pozitif etkisi bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Obezite Cerrahisi Nedir ?

Gastrik bypass, gastrik sleeve (tüp mide) gastrik bantlama gibi sindirim sistemlerinin anotomisinin değiştirilerek müdahalede bulunulmasına ‘obezite cerrahisi” veya “bariatrik cerrahi” denilmektedir. Bu müdahaleler vücuttaki enerji dengesini ve yağ metabolizmasını değiştirerek farklı fizyolojik değişikliklere neden olur ve kilo verilmesine yardımcı olur.

Cerrahınız tarafından hangi ameliyat yöntemi uygun görülürse görülsün, obezite cerrahisinin kilo verme konusunda kesin ve kalıcı bir etki sağlaması için; kişinin bu ameliyatı yeni bir hayata atılmış önemli bir adım olarak görmesi, ameliyat sonrasında beslenme ve spora devam etmesi ve yaşam tarzını kalıcı olarak değiştirmesi çok önemlidir.

Bazı bariatrik müdahaleler, gastrointestinal yani sindirim sisteminin anatomisini değiştirerek bağırsaktan salgılanan hormonların etkileşimiyle açlık duygusunu azaltır ve tokluk duygusunu artırır. Bu da daha az miktarda ve daha az ve sıklıkta yemeyi sağlar.

İlginçtir ki, cerrahi müdahalenin yarattığı hormonal değişiklikler, diyetteki kilo kaybıyla üretilenlerin tam tersidir. Cerrahi ve diyetle kilo kaybı arasındaki hormonal değişiklikler arasındaki farklara daha yakından bir göz atalım:

 

Bariatrik Cerrahi ve Hormonal Değişiklikler

Bariatrik cerrahiyi takiben oluşan hormonal değişiklikler, enerji tüketimini (yakılan kalori) sürdürerek veya arttırarak kilo vermeyi sağlar. Hatta, bazı ameliyatlar vücut boyutundaki değişikliklere kıyasla enerji harcamasını arttırmaktadır. Dolayısıyla, diyetteki kilo kaybından farklı olarak, uygun enerji dengesinin yaratılması nedeniyle cerrahi kilo kaybının uzun sürme şansı daha yüksektir.

Diyet ve Hormonal Değişiklikler

Diyetle kilo kaybında, enerji harcamaları, kilo kaybı ve vücut kompozisyonundaki değişikliklere bağlı olarak tahmin edilenden daha düşük seviyelere iner. Enerjideki bu dengesiz değişiklik, çoğu zamanlarda tekrar kilo alımına neden olabilir.

Kilo verimiyle, vücutta birçok pozitif değişiklikler yaşanır ve bu değişiklikler yağ metabolizmasındaki kusurları da azaltır. Kilo kaybı arttıkça fiziksel faaliyetler artar. Kilo verme eğilimi gösteren bireyler genellikle yürüme, bisiklet, yüzme ve daha fazlası gibi fiziksel aktivitelere katılırlar. Ayrıca, kilo kaybıyla birlikte artan fiziksel aktivite, vücudun yağ yakma potansiyelini artırır, kişiyi daha olumlu kılar ve stres seviyelerini düşürür. Bariatrik cerrahi sonucunda oluşan büyük kilo kaybı, ayrıca insülin (şeker seviyelerini düzenleyen hormon) ve kortizol (stres hormonu) gibi hormonları azaltır ve yağın depolanmasını azaltan bir takım faktörlerin üretimini sağlar. Fiziksel aktivite, aynı zamanda obezite ile mücadelenin çok önemli bir parçasıdır.

Bariatrik cerrahi, obezitenin ilerlemesini engellemede önemli rol oynayan biyolojik eylemleri (hormonal değişiklikler) artırabilir. Bilimsel araştırmalar, bariatrik cerrahi olmuş hastaların yüzde 90’ından fazlasının vücut ağırlığının yüzde 50’sinden fazlasını veya daha fazlasını verdiğini ve uzun dönemde korumayı başardıklarını göstermiştir.

Bariatrik cerrahi, kilo alıp verme kısır döngüsünün kırılmasına ve uzun vadeli kilo kaybına ulaşılmasına, sağlık ve genel yaşam kalitesinin önemli ölçüde iyileştirilmesine yardımcı olur.

Uzun Vadeli Kilo Kaybetme Başarısı

Bariatrik ameliyatlar, uzun süreli kilo verme başarısına sahiptir. Birçok bilimsel çalışma, daha önce morbid obez, yani aşırı şişman olan kişilerin % 90’dan fazlasının, bariatrik cerrahiyi takiben fazla kilolarının %50’sini veya daha fazlasını korumada başarılı olduğunu göstermektedir. Süper obez olanların ise % 80’den fazlası, % 50’den fazla vücut ağırlığı kaybını idame ettirebiliyor.

 

Ömürün Uzaması

Bilimsel çalışmalar, aşırı obeziteden etkilenen ve bariatrik cerrahi geçiren bireylerin, obez olan ve bariatrik cerrahi geçirmeyen bireylerden daha az ölüm riski taşıdıklarını ortaya koymaktadır. Bu çalışmalardan biri, beş yıllık gözlem periyodu boyunca, bariatrik cerrahi geçiren bireylerde, olmayanlara kıyasla, ölüm oranında % 89 azalma olduğunu göstermiştir. Bariatrik ve non-bariatrik hastaların mortalite oranlarını karşılaştıran bir diğer populasyon çalışması; diyabetle ilişkili ölümlerde % 90’tan fazla azalma ve kalp hastalığından ölümde % 50’den fazla azalma bulmuştur.

Bariatrik cerrahide ölüm oranı (1000’de 3), safra kesesi ve kalça protezinden daha düşüktür. Bariatrik cerrahideki bu son derece düşük ölüm oranı, aşırı obeziteden etkilenen hastaların çoğunun sağlığının bozuk olduğu ve bir veya daha fazla hayati tehlike oluşturan hastalıkları olduğu dikkate alındığında oldukça dikkat çekicidir. Bu nedenle, ölüm oranıyla ilgili olarak, obezite cerrahinin faydaları risklerini aşmaktadır.

Yandaş Hastalıkların İyileştirilmesi / Azalması

Bariatrik cerrahi ile mortalitenin yani ölüm oranının yüksek oranda azalması, obezitenin neden olduğu ko-morbitilerin yani yandaş hastalıkların önemli derecede iyileşmesi veya tamamen geçmesinden kaynaklanmaktadır.

Bariatrik cerrahi, çoğu hastalarda büyük kilo kaybıyla beraber obezite ile ilişkili eş hastalıkları da iyileştirir hatta tamamen tedavi eder. Bu yandaş hastalıklar yüksek tansiyon, uyku apnesi, astım ve diğer obezite ile ilişkili solunum bozuklukları, osteoartrit (eklem kireçlenmesi), lipid (kolesterol) anormallikleri, gastroözofageal reflü hastalığı, yağlı karaciğer hastalığı, venöz dolaşım bozukluğu, idrar kaçırma- inkontinans, psödotümör serebri (kafa içi basınç artışı) gibi ko-morbiditeleri (yandaş hastalıkları) içerir.

Bariatrik ameliyatlar ayrıca Tip 2 Diyabet’in (T2DM) iyileştirilmesine veya tamamen geçmesine yol açar. Geçmişte diyabet ilerleyici ve tedavi edilemez bir hastalık olarak kabul edilirdi. Aşırı kilolu ve obez kişiler için diyabet tedavisine insülin de dahil olmak üzere antidiyabetik ilaçlar, kilo kaybı ve yaşam tarzı değişiklikleri dahildir. Bu tedaviler T2DM’yi kontrol etmeye yardımcı olur ancak nadiren hastalığın hafifletilmesine neden olur. Bununla birlikte, bariatrik cerrahiyi takiben T2DM’nin remisyonunu gösteren çok büyük ve önemli bilimsel kanıtlar mevcut. 135.247 hastayı kapsayan 621 çalışmanın sonucunda, diyabet hasta nüfusunun % 85’inden fazlasını iyileştirdiğini ve % 78’inde remisyona neden olduğu saptanmıştır. T2DM’nin remisyonu, bilio-pankreatik diversiyon/duodenal switch (BPD / DS) için % 95’lik remisyon oranı ile en yüksektir; bunu, hastaların % 80 remisyonla Roux-en-Y gastrik bypass (RYGB) ve % 60 remisyon oranı ile ayarlanabilir mide bandı (AGB) izlemektedir.

Şeker hastalığının düzeltilmesi veya hafifletilmesinin nedenleri henüz tam olarak tanımlanmamıştır. AGB ile Tip 2 Diyabetin (T2DM) iyileştirilmesi kilo kaybıyla ilişkilidir. Bununla birlikte, Tüp mide-laparoskopik sleeve gastroskopi (LSG) veya RYGB gibi diğer ameliyatlarda, diyabetin hafifletilmesi veya iyileşmesi ameliyattan sonra – belirgin bir kilo vermeden çok önce – ortaya çıkar. Aslında, T2DM’li bazı bariatrik hastalar, hastaneyi normal kan şekeri ile terk eder ve antidiyabetik ilaçlara gerek duymazlar.

 

Ameliyat Sonrası Yaşam Kalitesi ve Psikolojik Değişimler

Sağlık ve uzun ömürlülükteki iyileşmelere ek olarak, cerrahi ile gerçekleşen ağırlık kaybı, genel yaşam kalitesini arttırır. Bireylerin hareket özgürlüğü, özgüveni, işte ve sosyal hayattaki etkileşimleri ve cinsel hayatları düzelir. İşsizlik ve sakatlık riski azalır. Ayrıca, bariatrik cerrahiyi takiben depresyon ve kaygının da önemli oranda azaldığı görülmektedir.