Homeostatik Sistemin Oyununa Gelmeyin. Kilo Al Hayatta Kal!

Ameliyat Sonrası Psikolog Desteğinin Önemi...

<p>&nbsp;</p> <style id="app_ajhbdcgfhlhhmocddefknjjkejcfpbnj_style" type="text/css">html, body, body *, html body *, html body.ds *, html body div *, html body span *, html body p *, html body h1 *, html body h2 *, html body h3 *, html body h4 *, html body h5 *, html body h5 *, html body h5 *, html body *:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not( [contenteditable="true"] ) { user-select: text !important; pointer-events: initial !important; } html body *:not(input):not(textarea)::selection, body *:not(input):not(textarea)::selection, html body div *:not(input):not(textarea)::selection, html body span *:not(input):not(textarea)::selection, html body p *:not(input):not(textarea)::selection, html body h1 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h2 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h3 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h4 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h5 *:not(input):not(textarea)::selection { background-color: #3297fd !important; color: #ffffff !important; } .www_linkedin_com .sa-assessment-flow__card.sa-assessment-quiz .sa-assessment-quiz__scroll-content .sa-assessment-quiz__response .sa-question-multichoice__item.sa-question-basic-multichoice__item .sa-question-multichoice__input.sa-question-basic-multichoice__input.ember-checkbox.ember-view { width: 40px; } .www_instagram_com ._aagw { display: none; } .bp-doc .pdfViewer .page:not(.bp-is-invisible):before { display: none; } .web_telegram_org .emoji-animation-container { display: none; } .ladno_ru [style*="position: absolute; left: 0; right: 0; top: 0; bottom: 0;"] { display: none !important; } .mycomfyshoes_fr #fader.fade-out { display: none !important; } .www_mindmeister_com .kr-view { z-index: -1 !important; } .www_newvision_co_ug .v-snack:not(.v-snack--absolute) { z-index: -1 !important; } .derstarih_com .bs-sks { z-index: -1; } </style>

Vitamin Eksikliği Obeziteyi Tetikler mi?

<p>Ameliyat kadar ameliyat sonrası sürecin de çok önemli olduğuna inanan bir ekibiz ve bunun için canla başla çalışıyoruz. Sevgili Murat Orda bazen pazarları beni arıyor. Yani zerre kadar hayıflanmıyorum. Sizi aradığınız zaman. Çünkü sizle birlikte bu yolda yürümek bizim için çok daha iyi bir şey. Bize enerji veriyor. Mesela senin şimdi altı ay sonra mutlu olacaksın, kilo vereceksin. İnşallah. Ve obezler değerli insanlar çünkü bu yolda siz sadece mücadele etmiyorsunuz. Çevrenizdeki bu olumsuz yaklaşan insanlarla da mücadele ediyorsunuz. O yüzden bu söylediklerin çok değerli. Şimdi bugün vitaminler konusunu ben anlatacağım. Bu sunun amacı şudur. Vitaminler konusunda sizi sıkmadan hızlıca hangi vitaminlerin ne kadar önemli olduğunu vitaminlerin bizim hayati fonksiyonlarımızda ne derecede yer ettiğini kısaca anlatmak ve sonunda da vitamin alıp almamak gerektiğini yani bir şekilde mesaj vermek bu konuda. Şimdi vitaminler vücudun yapı binlerce hayati işlevde anahtar rol oynuyorlar. Bazıları var ki çok daha önemli. Şimdi obezlerde bu yapılan çalışmalar göstermiş. Yani ameliyata hazırlanan bir obez hastada yüzde yirmi oranında vitamin eksikliği görülüyor. Bu normal popülasyonda yüzde sekiz sekiz onlarda. Obezlerde niye vitaminler daha eksik? Onun birçok faktörü var. Bu mesela boş kaloriyi çok aldığımız için gerekli kaliteli besinleri alamadığımız için bir sürü şey var. Aslında her beş obezden birinde üç veya daha fazla vitamin eksik. Bu çok önemli. Yani. O yüzden çalışmalar diyor ki rehberler, mutlaka ameliyat öncesi tarama yapın hastalarınıza. Vitamin check up'ı yapın yani. Bütün vitaminlere bakın. O yüzden siz çok şanslısınız çünkü biz bunu çok önemsiyoruz. Ve ameliyat öncesi biliyorsunuz. Demirden tutun da B on iki folik asit her şeye bakıyoruz. Şimdi iki tane teori var. Bu kanıtlanmış bir şey değil ama bana mantıklı geliyor. Vitamin eksikliği acaba obeziteyi tetikler mi? Veya ameliyat sonrası sizin için daha önemli, uzun vadede. Vitamin eksikliği tekrar kilo almada etkili mi? Hani bazı hastalar kilo alıyor ya. Falan. Niye bunu bu teori var? Çünkü şöyle diyorlar. Vücut vitamin eksikliği olduğu zaman siz bunu hissetmiyorsunuz ama sindirim sistemi beyne sinyal gönderiyor. Bak şu şu vitaminlerin eksik senin haberin yok. Daha çok iyi. Zannediyor ki bu insan doğru şeyleri yiyecek. Bu bunun kilo almada etkili bir durum olduğunu belirtiyorlar. Ama kanıtlanmış bir şey yok bu açıdan. Ama bu benim hoşuma gitti. Bununla ilgili birçok çalışma var. Şimdi gelelim önem sırasına göre vitaminlere. Bizi ilgilendiren konu şu. Ameliyat olduk. Ameliyat sonrası dönemde hangi vitaminler bizim için daha önemli? Önem sırasına göre bu vitamin eksikliklerinde ne olur? Nasıl vitaminlerdir? Ne işi olur bu vitaminlerin? Ne iş yapar? Onlardan kısa kıza basacağım. D vitamini meşhur. Hep söylüyoruz ya D vitamini alın, D vitamini alın diye. Şimdi D vitamini eksikliği küresel bir salgın. Dünyanın her yerinde eksik. Obezlerde yani ameliyata hazırlananlarda yüzde doksan eksik. Yani on kişinin dokuzunda. Görevi ne? Kemik sağlığı. Kalsiyum. Emilimi. Ve onun dışında bağışıklık sistemi, yara iyileşmesi, kanser, kansere karşı koruyucu etkisi var. Çok çalışma var. Eksikliğinde ne oluyor? Kemik erimesi oluyor. Pardon. Kemik erimesi, kas eklem ağrıları, kramplar, depresyon, D vitamini ne yapıyor biliyor musunuz? Seretonin salınımını azaltıyor. Mutluluk hormonu. O yüzden depresyona sebep oluyor. Şimdi diyor ki hastalar mesela insanlar, ya ben yeterince güneşe çıkıyorum. D vitamini sentezliyorum. Ya gerek yok almıyorum. Öyle değil işte. Güneş'le yeterince D vitamini alamazsınız. Çünkü niye? D vitamini sentezi cildin yapabilmesi için güneşe öğle saatlerinde. Yani tam tepede olduğu zaman çıkmanız lazım. Tam kavurucu olduğu saatlerde. E kanser riski var. Cilt kanseri. Şimdi alt sınır otuz nanogram böyle mililitre. Eğer D vitamini eksikliğiniz yoksa bir kere şunu kesinlikle aklınızda tutun. Günde en az bin ünite almanız lazım. İşte Devit Damla içinde Nuran abla daha iyi bilir ama elli bin ünite falan var. Yani bir ayda bir şişeyi bitireceksiniz. David Damla'nın. David üç damlanın. Onu bir kere hiç yani sorgusuz sualsiz bu. Bu konuda bu mesajı verelim. Eksikliği varsa günde iki bin üç bin üniteye çıkıyor. Şimdi bunu böyle geçelim. Şimdi ikinci önemli demir. Demir çok önemli bizim için. Obezsiniz bir de kadınsınız. Biliyorsunuz kadınların bu menstral adet düzensizlikleri falan filan. Demir eksikliği anemisi için daha bir risk faktörü. Şimdi obezlerde eksikliği yüzde kırka kadar çıkıyor. Ameliyat öncesi taramalarda. Yani neredeyse iki kişiden biri. Obez olmak kadın olmak. O açıdan bir risk. Demirler de önemli. Kan hücreleri. İşte oksijen taşınması dokulara. Siz demiriniz eksikse çabuk yoruluyorsunuz çarpıntınız oluyor. Kalbiniz daha çok yoruluyor. Yani uzun vadede vücudunuzu ciddi bir strese sokuyorsunuz aslında. Demir eksikliğinde. O yüzden demir de çok önemli. B12. B12 B kompleks vitaminlerinin en önemlilerinden biri. Yine eksikliğinde kansızlık görülüyor. DNA sentezinde çok önemli. Sinir hücrelerinde bu sinirlerde denen bir kılıf var etrafında. Onun sentezinde B12 çok önemli. Yani bu eksik olursa ne oluyor mesela? Kansızlık zaten. Yorgunluk, unutkanlık. Hafıza kaybı. Yavaş yavaş ve gittikçe bu tür şeyler denge sorunları. Yani bu tür şeyler oluyor. Bunu fark etmiyorsunuz ama bunun eksikliği de ciddi olarak sorun. Şimdi obezlerde yüzde on sekiz, yirmilere kadar. Bir kere mide asit düşürücü ilaçlar var ya hani bu gibi. Bu da B on iki vitamin eksikliğini tetikliyor biraz. Yüzde otuza kadar çıkıyor bakın. Gastrit de ve bağırsak hastalıkları. Şöyle yap diye bir hastalık var. Bu B12 vitamin eksikliğine sebep olan durumlardan biri. Kardeşi folik asit. Bu da çok önemli. Hele kadınlarda biliyorsunuz folik asit. Gebe kalmak isteyen kadınlarda folik asit olmazsa olmazdır. Çünkü sakat çocuk doğumlarına sebep olur. Nöral tüp defekt denen bir durum var. Ona sebep oluyor. Aynı şekilde eksikliğinde yine bu DNA sentezinde ve hücrelerde büyümesinde çok önemli. Eksikliğinde kansızlık görülebiliyor. Obezlerde eksikliği yüzde ellilere kadar çıkabiliyor. Şimdi A vitamini kısaca A vitamini. A vitamini. Ne biliyor musunuz? Retinada çubuk denen bir hücreler var. Gece görmemizi sağlayan bir protein. Bunun sentezinde A vitamini etkili. Obezlerde eksikliği yüzde on dört. Yani. Selenyum. Selenyum da çok önemli. Bununla ilgili birçok gazete haberi var. Popüler yani. Niye? Çünkü selenyum toprakta var olan bir şey ve dünyanın bazı yerlerinde selenyum, toprak, fakir seleyumdan. Ve bugün bir milyar insan bu selenyum eksikliğinden etkileniyor. O yüzden tiroit hormon sentezinde, üremede, bağışıklık sisteminde çok önemli sebebi. Biyotin. Herkesin bir ameliyattan sonra belli bir dönem saç dökülmesi olabiliyor değil mi biyotinde? İşte. Evet. Mesela bu cilt sağlığı açısından çok önemli. Ve saçlar için. Onun dışında bu kolesterol dengesine şeker regülasyonuna dengesine de çok etkili seleyum vitamini. İşte eksikliğinde böyle döküntüler kullanma. İşte saç dökülmesi, uykusuzluk, depresyon görülebiliyor. Da aynı şekilde. Hani biz diyoruz ya bunları çinko ve selenyum şey yapın yani biyotin alın diye. Çinkonun da eksikliği obezlerde yüzde yirmi sekize kadar. İşte o da aynı şekilde cilt sağlığından ve saç dökülmesini engelleyici, yara iyileşmesinde üreme fonksiyonlarında etkisi var. Bakır da var aynı şekilde. Bu da bağışıklık sistemi için önemli bir vitamin bakır. Şimdi bunları böyle bir şey yaptıktan sonra esas konuşuyor. Bunu nereden? Bunları ben nereden söylüyorum biliyor musunuz? Amerikan bariyantik cerrahi derneği. Ya bu çok önemli bir derne şimdi bunun entegre olduğu çeşitli dernekler var. Bunlar oturmuşlar en son iki bin sekizde bir guideline yani rehber yayınladılar. Ya biz hastalara ve işte klinisyenlere tavsiyelerde bulunuyorlar. Yani neyi alsınlar, neyi almasınlar diye. Vitamin konusu da buradan geliyor. İki bin on altıda Bugay Line güncellendi. Orada bu güncellemeye bir grup insan oturuyor. Beş yüz elli dört tane makaleyi dünya çapında yayınlanmış önemli makaleyi alıyorlar ve inceliyorlar. Bu konuda yapılmış çalışmalar. İşte ameliyat öncesi vitamin eksikliği sonrası biz eksikliği. Ve doksan iki maddelik bir tavsiye listesi yayınlıyorlar. Bunu diyorlar ki ya hastalar böyle böyle yapması lazım. Şimdi bu dataya göre de şöyle diyorlar. Vitamin eksikliği gittikçe artıyor. Obezite cerrahisi sayısı arttığı için de bu insanların takibi de takibi de çok önemli ama azalıyor. Takip de azalıyor aynı şekilde diyorlar. Yani takip azaldığı için bu bayağı büyük bir sorun haline geliyor. O yüzden ona ihtiyaç duymuşlar bu gaytla aynı güncelleme ihtiyaç. Dikkate aldıkları vitaminler bunlar. Bakın demir, B12, D vitamini, çinko, folik asit. Ya bu beş, altı, altı, yedi vitamin. Bunlara göre o inceliyorlar o araştırmaları. Sonuç şu, iki beş yıl içinde vitamin eksikliği riski ameliyattan sonra. Belli ameliyat tiplerine göre. B on ikide bypass ameliyatı olduysanız yüzde yirmi den fazla B12 eksikliği olma ihtimali. Bu daha düşük. Çünkü seri versiyonun vitamin eksikliğini daha az yapan bir ameliyat çeşidi. Bunu hep söylüyoruz zaten. Yüzde dört yirmi. Folik asitte. Doğudan el switch denen Pınar Hanım'ın. Ameliyatı emilim bozucu bir ameliyat. Eksikliği yüzde altmış beş. Yine tüp midede evet yüzde on sekiz. Demirde bakın demirde baypasta yüzde ellilere kadar çıkıyor. Emildiği için demir. Sürekli takviye gerekiyor. Tüp midede bu yüzde on sekizin altında. D vitamini. Neredeyse yüzde doksan. Orada yazan şey yüzde yüz deniyor yani. Herkeste D vitamini eksikliği gelişecek. Ben onu şey yapmadığım için çok böyle yüzde doksan yani bir on kişiden dokuzda. A vitamini baypas ve DS'de yüzde yetmişlere kadar çıkıyor A vitamini eksikliği. Bakır aynı şekilde yüzde doksan. Baypas da yüzde on yirmi. Çinko yine yüzde kırk. Tüp midede yüzde yirmilerde. O yüzden kıssadan hisse özet şu. Mutlaka ameliyat sonrası uzun bir dönemi kapsayan sürede en az beş yıllık dönemde biz vitamin almaya çok önem vermeliyiz ve her gün bir tane multivitamin içmeliyiz. Ve şuna da riayet etmeliyiz. Yani biz ikinci yıl, üçüncü yıl hastalarımızı takip ediyoruz ya, hani gel diyoruz. Bir tahlillerine bakalım. Eksik gedik var mı? Vitamin değerlerinde. Bunlara bakalım. Bunu da önemseyelim. Çünkü orada biz ona göre ek takviyeler yapmamız gerekiyor mu, gerekmiyor mu hastalarımıza? Onu iyi bir şekilde belirleyebiliyoruz. Teşekkürler.</p> <style id="app_ajhbdcgfhlhhmocddefknjjkejcfpbnj_style" type="text/css">html, body, body *, html body *, html body.ds *, html body div *, html body span *, html body p *, html body h1 *, html body h2 *, html body h3 *, html body h4 *, html body h5 *, html body h5 *, html body h5 *, html body *:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not( [contenteditable="true"] ) { user-select: text !important; pointer-events: initial !important; } html body *:not(input):not(textarea)::selection, body *:not(input):not(textarea)::selection, html body div *:not(input):not(textarea)::selection, html body span *:not(input):not(textarea)::selection, html body p *:not(input):not(textarea)::selection, html body h1 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h2 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h3 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h4 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h5 *:not(input):not(textarea)::selection { background-color: #3297fd !important; color: #ffffff !important; } .www_linkedin_com .sa-assessment-flow__card.sa-assessment-quiz .sa-assessment-quiz__scroll-content .sa-assessment-quiz__response .sa-question-multichoice__item.sa-question-basic-multichoice__item .sa-question-multichoice__input.sa-question-basic-multichoice__input.ember-checkbox.ember-view { width: 40px; } .www_instagram_com ._aagw { display: none; } .bp-doc .pdfViewer .page:not(.bp-is-invisible):before { display: none; } .web_telegram_org .emoji-animation-container { display: none; } .ladno_ru [style*="position: absolute; left: 0; right: 0; top: 0; bottom: 0;"] { display: none !important; } .mycomfyshoes_fr #fader.fade-out { display: none !important; } .www_mindmeister_com .kr-view { z-index: -1 !important; } .www_newvision_co_ug .v-snack:not(.v-snack--absolute) { z-index: -1 !important; } .derstarih_com .bs-sks { z-index: -1; } </style>

Tüp Mide Ameliyatı İle 125 Kilo Verdi.

<p><span style="font-size:11pt; font-variant:normal; white-space:pre-wrap"><span style="font-family:Arial,sans-serif"><span style="color:#000000"><span style="font-weight:400"><span style="font-style:normal"><span style="text-decoration:none">Ameliyata karar vermeden önce tabii ki birçok yöntemi denedim. Diyet yaptım, spor yaptım. akupunktur yaptım. Her tür yöntemi denedim. Kilo&nbsp; da verdim.Çünkü düzenli beslenerek ve spayla elbette ki kilo veriyorsunuz ama daha sonradan tekrar aynı kiloları aldım. Daha fazlasıyla aldım. o yüzden ameliyata karar verdim. Ameliyattan sonra yüz yirmi beş kilo kaybettim. Ameliyat hayatımı tamamen değiştirdi. Yüz yirmi beş kilo verince tabii ki hayat kaliteniz çok artıyor. Çok daha sağlıklı olduğumu hissediyorum şu anda. Özellikle hareket kabiliyetinin çok artması, gece uykularının çok daha rahat olması. Ve iç organlardaki yağlanmalara kadar, kan değerlerinin değişmesi çok daha sağlıklı ve çok daha aktif bir hayatım oldu. Şimdi ameliyatı yapan çok fazla doktor, çok fazla merkez, çok fazla hastane var. Ben neye dikkat ettim? Ben öncelikli olarak tabii çok araştırdım. Yani ameliyat olmadan önce çok araştırdım. Daha önce Ahmet Hoca'yı ameliyat olmuş bir arkadaşım vardı. Ve çok mutluydu, çok memnundu. Üçüncü senesi de bitmişti. O arkadaşımın tavsiyesi üzerine ben Ahmet Hoca'yla tanıştım. Ahmet hocanın bana yaklaşımı çok önemliydi bence. Çünkü doktorun yaklaşımı hastanın da duruma Motive olmasın, olaya motive olmasını çok etkiliyor. Ahmet hoca çok babacandı.Çok sıcak davrandı. Ameliyatı tüm riskleriyle anlattı. Bu çok önemli. Hani neler olabileceğini, risklerini, komplikasyonlarını ve iyi ya da kötü sonuçların neler olabileceğini çok detaylarıyla anlattı. Yapacağı işlemi de detaylı olarak anlattı. Benim için doktor seçimi çok önemliydi. Ahmet Hoca'yı tercih etmemin sebeplerinden bir tanesi de çok güçlü bir ekibinin olmasıydı. Çünkü burada destek alacağınız birçok insanın olması sizi çok rahat ettiriyor. Hem psikolojik açıdan hem salı diyetisyen desteği açısından hem&nbsp; tüm sağlık kontrollerinin yapılması aşamalarında birden fazla doktor. Ahmet hocayla birlikte çalışan çok güçlü bir ekip vardı. Bu&nbsp; yüzden tercih ettim. Benim üçüncü yılım bitti. Ameliyat sonrası her şey bitmiyor tabii ki. Her zaman sağlıklı olmak için her insan gibi artık her normal insan gibi. Daha aktif bir yaşamınız olmasına gayret ediyorsunuz. Yiyeceklerinize sizin için sağlıklı olan seçimler yapıyorsunuz. Sizin için sağlıklı olan yiyecekleri tercih ediyorsunuz. Ve personel kontrolünü hiçbir zaman elden bırakmıyorsunuz. Bu çok önemli. Zaman içinde tabii ki yemek kapasiteniz artabilir. Ama bu kontrolleri yaparak her normal sağlıklı insan gibi her insan olması gerektiği gibi doğru seçimleri yapıp aktif bir yaşam tarzıyla hayatıma devam ediyorum</span></span></span></span></span></span></p> <style id="app_ajhbdcgfhlhhmocddefknjjkejcfpbnj_style" type="text/css">html, body, body *, html body *, html body.ds *, html body div *, html body span *, html body p *, html body h1 *, html body h2 *, html body h3 *, html body h4 *, html body h5 *, html body h5 *, html body h5 *, html body *:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not( [contenteditable="true"] ) { user-select: text !important; pointer-events: initial !important; } html body *:not(input):not(textarea)::selection, body *:not(input):not(textarea)::selection, html body div *:not(input):not(textarea)::selection, html body span *:not(input):not(textarea)::selection, html body p *:not(input):not(textarea)::selection, html body h1 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h2 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h3 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h4 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h5 *:not(input):not(textarea)::selection { background-color: #3297fd !important; color: #ffffff !important; } .www_linkedin_com .sa-assessment-flow__card.sa-assessment-quiz .sa-assessment-quiz__scroll-content .sa-assessment-quiz__response .sa-question-multichoice__item.sa-question-basic-multichoice__item .sa-question-multichoice__input.sa-question-basic-multichoice__input.ember-checkbox.ember-view { width: 40px; } .www_instagram_com ._aagw { display: none; } .bp-doc .pdfViewer .page:not(.bp-is-invisible):before { display: none; } .web_telegram_org .emoji-animation-container { display: none; } .ladno_ru [style*="position: absolute; left: 0; right: 0; top: 0; bottom: 0;"] { display: none !important; } .mycomfyshoes_fr #fader.fade-out { display: none !important; } .www_mindmeister_com .kr-view { z-index: -1 !important; } .www_newvision_co_ug .v-snack:not(.v-snack--absolute) { z-index: -1 !important; } .derstarih_com .bs-sks { z-index: -1; } </style>

Obezite Cerrahisini Mucize Gibi Görmemek Gerekiyor

<p>&nbsp;</p> <style id="app_ajhbdcgfhlhhmocddefknjjkejcfpbnj_style" type="text/css">html, body, body *, html body *, html body.ds *, html body div *, html body span *, html body p *, html body h1 *, html body h2 *, html body h3 *, html body h4 *, html body h5 *, html body h5 *, html body h5 *, html body *:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not( [contenteditable="true"] ) { user-select: text !important; pointer-events: initial !important; } html body *:not(input):not(textarea)::selection, body *:not(input):not(textarea)::selection, html body div *:not(input):not(textarea)::selection, html body span *:not(input):not(textarea)::selection, html body p *:not(input):not(textarea)::selection, html body h1 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h2 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h3 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h4 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h5 *:not(input):not(textarea)::selection { background-color: #3297fd !important; color: #ffffff !important; } .www_linkedin_com .sa-assessment-flow__card.sa-assessment-quiz .sa-assessment-quiz__scroll-content .sa-assessment-quiz__response .sa-question-multichoice__item.sa-question-basic-multichoice__item .sa-question-multichoice__input.sa-question-basic-multichoice__input.ember-checkbox.ember-view { width: 40px; } .www_instagram_com ._aagw { display: none; } .bp-doc .pdfViewer .page:not(.bp-is-invisible):before { display: none; } .web_telegram_org .emoji-animation-container { display: none; } .ladno_ru [style*="position: absolute; left: 0; right: 0; top: 0; bottom: 0;"] { display: none !important; } .mycomfyshoes_fr #fader.fade-out { display: none !important; } .www_mindmeister_com .kr-view { z-index: -1 !important; } .www_newvision_co_ug .v-snack:not(.v-snack--absolute) { z-index: -1 !important; } .derstarih_com .bs-sks { z-index: -1; } </style>

Reflü Ameliyatı Başarısı Nedir?

<p>Reflü ameliyatları günümüzde laparoskopik olarak yapılmakta.Tecrübeli cerrahlar tarafından ki her yıl elli tane en az yapmış olmak ve sürekli mide cerrahisiyle ilgileniyor olmak şartıyla bu konuyu anatomiyi, mimarisini ve en önemlisi laparoskopik tecrübesini en üst düzeye çıkarmış olması gerekli. Bu tür cerrahlarda bu başarı oranı yüzde doksanın üzerindedir. Hastanın seçimi en önemli kriterdir. Yanlış hasta seçilmemişse reflü cerrahisi gerekli olan bir hastaya yapılmışsa başarı yine artacaktır. Reflü cerrahi sonra nüks tekrar genellikle ağır sporlar, özellikle halter, derine dalma, örme, parmak atıp övülme alışkanlığının oluşması gibi durumlar da olabilmektedir. Hastalara yama uygulanması ve bu hastalara bazı tedbirler uygulanması reflü cerrahisi sonrası nüksü azaltacaktır.</p> <style id="app_ajhbdcgfhlhhmocddefknjjkejcfpbnj_style" type="text/css">html, body, body *, html body *, html body.ds *, html body div *, html body span *, html body p *, html body h1 *, html body h2 *, html body h3 *, html body h4 *, html body h5 *, html body h5 *, html body h5 *, html body *:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not( [contenteditable="true"] ) { user-select: text !important; pointer-events: initial !important; } html body *:not(input):not(textarea)::selection, body *:not(input):not(textarea)::selection, html body div *:not(input):not(textarea)::selection, html body span *:not(input):not(textarea)::selection, html body p *:not(input):not(textarea)::selection, html body h1 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h2 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h3 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h4 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h5 *:not(input):not(textarea)::selection { background-color: #3297fd !important; color: #ffffff !important; } .www_linkedin_com .sa-assessment-flow__card.sa-assessment-quiz .sa-assessment-quiz__scroll-content .sa-assessment-quiz__response .sa-question-multichoice__item.sa-question-basic-multichoice__item .sa-question-multichoice__input.sa-question-basic-multichoice__input.ember-checkbox.ember-view { width: 40px; } .www_instagram_com ._aagw { display: none; } .bp-doc .pdfViewer .page:not(.bp-is-invisible):before { display: none; } .web_telegram_org .emoji-animation-container { display: none; } .ladno_ru [style*="position: absolute; left: 0; right: 0; top: 0; bottom: 0;"] { display: none !important; } .mycomfyshoes_fr #fader.fade-out { display: none !important; } .www_mindmeister_com .kr-view { z-index: -1 !important; } .www_newvision_co_ug .v-snack:not(.v-snack--absolute) { z-index: -1 !important; } .derstarih_com .bs-sks { z-index: -1; } </style>

Aşırı obezitemiz var. Vücut kitle endekslerimiz otuz beşin üzerinde. Yandaş hastalıklarımız var. Ya da otuz, otuz beş aralığında vücut kitle endeksiniz. Ama şeker hastalığımız var, yüksek tansiyonumuz ya da metabolik sendromumuz var. Ve diyetler yapıyoruz. Sporlar yapıyoruz. İşte değişik tedbirler öneriliyor. Efendim TV'lerde sabah programlarında hepsini yaptık. Kilolarda veriyoruz. Geri alıyoruz. Çok can sıkıcı bir şey ve sonuçta bir çıkmaz sokakta hissediyoruz kendimizi. Niye başlanamıyoruz bu hikaye aslında araştırılmış. Zaten kimse başarılı olamıyor da ondan. Kimse belki acımasız oldu. Ama genel başarı eğer tablo morbid obeziteyi kaymışsa yani vücut kitle endeksiniz artık otuz beşin üzerine geçmişse, vereceğiniz kilolar yirmi, otuz kilolara dayanmışsa bu kiloları vermeniz çok zor. Neden? Bir defa felsefeden başlayın. İnsan oğlu üç yüz elli bin yıldır yaşantısında modern yaşamda da yüz elli bin yıldır yaşantısında hep açlıktan öl açlık en büyük ölüm nedeni. O nedenle bizi koruyan sistem dediğimiz bir sistem. Açlık konusunda çok hassas. Biraz bu konuyu açalım. Herkesin ateşi otuz altı buçuk. Hiç kimsenin yani genelde dünya ortalaması değişmiyor. Şöyle ki otuz yedi nokta iki değil. Otuz yedi nokta dört değil. Herkes otuz altı buçuk. Bu nasıl sağlanıyor? Veyahut da solun sayımız dakikada on ikidir. Dünya ortalaması. Veyahut da nabız sayımız işte flaş seksenler ortalamadır. Hep bu çerçevede gider. Herkes sınavın kapısında kalbi heyecanlanır hızı artar. Sıcakta terlersiniz, soğukta titrersiniz. Bunlar nasıl sallanıyor? Başımızda birisi mi var? Bunu ayarını mı yapıyor? Bir teknik oda mı var? Tabii ki doğa, yaratıcı bunun ayarlarını homostatik sisteme havale etmiş. Covid 19 bile bu sayede yaşıyor. Mutasyonlar yapıyor. Kendini koruyor. Gözle görülmeyen bir varlık. Demek ki bütün canlıların hayata tutunma kendini korumak ve belli standartları devam ettirme mekanizmalarına sahip. Burada hemen kilodaki ideal kiloya girelim. Peki insanlığın ideal kilosu nedir? Ah orada işte işler değişiyor. Çünkü ideal kilonuz ulaştığınız en yüksek kilo. Eğer bir gün yüz yirmi kiloysanız artık ideal kilonuz o. Sistem orada kayıta geçiyor. Çünkü eğer siz bu kilodan aşağı düşerseniz öleceğinizi düşünüyor. Yani sizin kilo almanız en büyük garantiniz. O sistem bu kilo alışınızdan çok memnun oluyor. Zaten bütün hikaye de onun üzerine kurgulu. Kilo al, hayatta kal. Şöyle düşünüyor, elli yıl önceye kadar daha iç değil, iç savaşlarda Afrika'da Avrupa'da, ikinci dünya savaşında çok yakın tarihlerde yine açlıktan öldü insanlar, yine savaşlardan öldü, yine kıtlıktan öldü ve doğa bu konuda çok kararlı. Sizin kilonuzu kaybettirmeyecek. Bunu sağlayan sistemi az sonra sayacağım. Bunu nasıl yaptığını anlatacağım. Bunu unutmayın. Demek ki siz tabiatınıza, doğanıza karşı ve böyle bir sisteme karşı mücadele ediyoruz. Yapılan çalışmalar şunu gösteriyor. Yaklaşık geriye dönük bütün diyet çalışmaları, literatürdeki girdiğiniz zamanki bütün diyet çalışmalarında şu ortak nokta orta yere çıkıyor. Bir, insanlar yüzde yirmi beşi ancak diyete sonsuz devam edebiliyor. İkinci önemli nokta, ne kadar diyet yaparsanız ne kadar kilo verirseniz kilo vermekte sorun yok. Kilo verebiliyoruz. Ama tabii sorun olduğu durumlar da var. İşte metabolizmanızın düşmesi vesaire birtakım sorunlar. Ama burada önemli bir nokta var. Ne kadar kilo verseniz de gerek kilo alma meselesi var. İşte sistem buna karşı çok farklı mekanizmalarla hemen bizi yeniyor. Tekrar eski kilomuza dönüyoruz. Rakamı vereyim hemen. Bilimsel çalışmalar eğer morbit obeziteniz yani aşı kilonuz yirmiler otuz üzerindeyse vücut kitle endeksiniz otuz beşin üzerindeyse yaklaşık olarak yüzde beş olarak kalıcı yani yüz kişinin beşi bu işi başarabiliyor. Ve aynı verdiği kilolarla kalabiliyor. Yüzde doksan beşi geri kilo alıyor. Peki bunu sağlayan en önemli faktör ne? Doğuştan beynimiz. Beynimizin dimdik sistemi ki siyah kesim. Orası doğuştan üç ödüllü mekanizmayla doğar. Üç alanda ödüllüdür. Bir tanesi güvenliğinizdir. Ikincisi üreme üçüncüsü sizin yemek yemeniz. Yemek yemeniz devamlı ödüllendirilir. Bir canlı doğar doğmaz hemen memeliyse annesinin memesine kavuşur. Bulur onu. Mutlaka açlığını gidermek için bir yol bulur. Yani yemek bir şekilde bizim doğuştan bildiğimiz, genetiğimize işlenmiş, üç yüz elli bin yıl boyunca da bunun sağlamlaştırıldığı bir yeme mekanizması söz konusu. İşte irade dediğimiz şey burada tıkanıyor. Bir sisteme karşı biz irademizi kullanacağız. Hele bu obejenik çevrenin olduğu, bu kadar yemek çeşidinin olduğu bir telefonla internetten baktığımız yirmi ayrı merkezden belki de getirtebileceğimiz ve yerimizi kapmadan bir imzayla kapıdan aldığımız yemeklere kavuştuk. Peki insanoğlu hep böyle miydi? Hayır. Haftada üç gün besleniyordu. İki defa Türk kendini kaybetme tehlikesiyle karşılaşmıştı. Çok ciddi bir yemek sorunu var. Ama bu yemekler bir şey yapıyor. Bizim duygularımızı bir şekilde örtüştürüyor. Yemek yiyince mutlu oluyoruz. Depresyonda bize yarıyor. Üzüntüde de yarıyor. Mutlu olunca da yemek yiyoruz. Eh cenaze evinde de yemek yiyoruz, düğün evinde de yemek yiyoruz. Çünkü insan yıllık ritüelinde yemek bu nedenle insan doğasından gelen ödülün şekillendirildiği ve sembolizm olarak da değişik ritüellerle yemeğin buluştuğu bir alan. Haftada gün beslenen insanoğlu günde üç defa besleniyor. Ama bir şey daha orta yere çıkıyor. Beslenme ilişkisiyle obezite yan yana hep paralel mi gidiyor? Yok orada da problem var. Bazı insanlar çok daha fazla kilolu olabiliyor. Aynı şeyi yedikleri halde. Şimdi üç tane insan görüyorsunuz. Üçü de aynı şeyi yiyorlar. Aynı ortamda yaşıyorlar ama birisi çok fazla kilolu. Birisi orta, biri az. Su içsem yarıyor. Bu biraz mecazi oldu. O kadar da değil. Ama şu var. Yemekleri ne kadar iki katı yese de bir başkası kilo almıyabiliyo. Genetik ortaya çıktı. Yani bazı insanoğlunun eh gen havuzundaki bunun şu gen diyemiyoruz bugün ama bu konuyla ilişkili ilk olarak Lebtin suçlandı, Lebling'ini aradık. Leptin bildiğiniz gibi yağlarımızdan salgılanan ve doygunluğu bize hissettiren bir hormondur. Bulduk ve leptinle bu işi halledeceğimizi zannettik. Ama bunun dışında da bir çok genlerin olduğu ortaya çıktı ve bir genler havuz söz konusu. Ve burada önemli olan şey sadece gen meselesi değil. O genle birlikte metabolizma hızını ayarlayan faktörler de ortaya çıkıyor. Yani bazı insanlar kilolarını çok çabuk verebiliyorlar. Burada erkek şanslı, kas kütlesi fazla olduğu için. Peki şimdi genel bir olarak perspektiften bakarsak bir terazi karşımıza çıkıyor. İnsanın kilo verdiği zaman hemen kilosu artabiliyor. Bu nasıl oluyor? Bu terazi nasıl değişiyor? Yani kilo verdiğinde hemen bizi düzelten Aktörler ne? Termogenez. Yani üşümeye başlıyoruz. Vücut yapmamaya başlıyor. Çünkü siz kilo verdiğiniz için sistem bunu hemen fark ediyor. Ve dolayısıyla kalori ihtiyacınızı düşürüyor. Yani yaklaşık olarak bin iki yüz kalori ihtiyacınız varsa bunu dört yüz elli, beş yüz kaloriye kadar düşürebiliyor. Bağırsak hareketlerinizi azaltıyor. Göz kırpmanızı azaltıyor. Uykuya meyil ediyor. Yani kilo vermek bunları da beraberinde getirebiliyor. Bir diğer önemli nokta obejenik çevreden kurtul yine bu zamanda biliminde yaşamak zorundasınız. Bu imkanlarla yaşamak zorundasınız. Ayrıca duygularınız da bir şekilde yemekle örtüşmüşse o zaman duygusal yeme bozukluğu da çıkıyor. Ki bize danışanların yüzde otuz beşi de bundan muzdarip. Yani gece saat on birde açıveriyor ve kendini mutlu etmek için yemekleri indiriyor. Mide basınçla çalışır. Midenin içi doldukça gerildikçe içindeki basınç beyne siyah kesime ııı uyarı ve siyah kesimden mutluluk hormonları salgılanır. Beynin beyaz kesimi ne işe yarıyor? O da düşünce üretiyor. Özellikle frontal lob çok önemli. Bu düşünceler sonuçta bir çatışma doğuruyor. Yani siz kilo alıyorsunuz, limbik sistem ödüllendirilmiş. Çok mutlusunuz. Kilonuzdan. Ama bir süre sonra mutsuz hale geliyorsunuz. Ve içinizde ikinci bir ben doğuyor. Bir ben devamlı olarak dimdik sistem tarafından ödüllendirilmiş. Yemekten mutlusunuz. Halen memnunsunuz. Ve gerekçeleriniz çok oluyor. İşte spor yapamıyorum, yorgunum ki sistem bunu yapıyor. Zaten çocuklar doğduğu zaman koşarlar. Bir de otur çocuğum, otur çocuğum deyip, çocuklara da oturturuz. Yani duamızda bir aktif yaşam var aslında. Üç nokta dört kilometre avcı toplayıcı. Her gün yürüyen bir varlıktan bugün arabayla dolaşan bir varlığa döndük. Orada da problem var. Ama esas problem bu düşüncemizi ürettiğimiz beyaz kesimin elinde bir ödül sistemi yok. Yani spora başlamak hani spor kilo verdirir mi? Evet spor kilo verdirmese de ciddi kalori yakılmasına neden olur. Ama bilimsel çalışmalar sporun kalıcı olarak kilo verdirmediğini göstermiş. Çünkü bugünkü obejenik çevrede sizin yiyeceğiniz bir hamburger, içeceğiniz iki kola yiyeceğiniz tatlıyı ancak bir maratonda yakabilirsiniz. Maratonda da yakacağınız kalori bin iki yüz kaloridir. Ortalama altmış beş yetmiş kiloysanız. Demek ki kalorileri yakmak oldukça ama kaloriyi almak çok kolay. Orta yere bir şey daha orta yere çıkıyor. Siyah kesim mutluluğu olarak keyifli olarak bir hayat sürdürüyor. Duygularınızla örtüşmüş. Sizin düşünceler üretiyorsunuz. Diyorsunuz ki bu yaz kilo vereceğim. Bu bir düşünce. Doğruluğa da yanıyorsunuz. Ama bir süre sonra yeniliyorsunuz. Neden? Çünkü burayı destekleyen çok elimizde kozlar yok. Kilo verdiğiniz anda hemen iştahınızı artıran yani gralin hormonu artıyor. Veyahut da verdiğinizde kendinizi daha keyifsiz ve mutsuz hissediyorsunuz. Çünkü midenin içi dolmuyor. Oradan beyne uyarı gitmiyor ve mutluluk hormonları salgılanmıyor. Olay bu kadarla da bitmiyor. İşler daha da karmaşıklaşıyor. Inkladin antigradin dediğimiz hormonlar devreye giriyor. Insülin direncini doğuruyor. Insülin direncini anlatmıştım az önce. Ya bir kader mi? Evet, bazılarında kader. Bazı insanlarda yağ hücresi çok daha fazla. Kahverengi ve beyaz olarak şekillenmiş, kahverengi doğuştan değişmeyen olan ve bizim kilo almamızı engelleyen yağ kısmıdır aslında ama beyaz kesim daha çok genişleyen yağ sayısı artmıyor. Sadece kilo aldıkça yağlar büyümeye başlıyor ve birisi de patlayıp işte enflamasyonu başlatıyor. Dolayısıyla kilo vermenize en büyük neden de böyle bir enfeksiyonlu ortama geçmemiz. Yani kronik bir enflamasyonla yaşamaya başlamamız. Bize giren obezler hep şunu söyler. Benim CRP'm neden yüksek? Çok araştırıldı hocam ilk defa sizden duydum. Çünkü obezsiniz. O yüzden CRP'niz yüksek. Çünkü enfeksiyonunuz var. Benim neden FRT'im yüksek? Çünkü enfeksiyonunuz var. Neden D vitaminin düşük? Zaten yağ miktarı arttıkça güneşten faydalanamıyorsunuz ama yine de enflamasyon D vitamininizi bu kadar sizin eksik olmanıza neden oluyor. Sonuç, ortada bir enfeksiyonu olan duygusal yeme bozukluğu olan diğer taraftan böyle bir abojenik çevrede yaşayan, genetiği zaten sabit olan ve kiloları muhafaza eden bir insansınız. Bu noktada işte işler çok zorlaşıyor ve bir çıkmaz sokağa giriyorsunuz. Gelecek bölümde konuşacağımız konu şu, peki, burada ameliyatlar ne kadar bir çözüm? Başarı oranları nedir? Hangi ameliyat olursan daha çok kilo veririm? Güvenilir mi? Yeni mi, eski mi? Hangisi? Bunu da yaklaşık olarak uzun yıllardır mide kelepçesiyle başlayan gastrik bypass ve sektörüyle devam eden ve birçok yine revizyon ameliyatını yapan bir cerrah olarak otuz yıllık bir ve makaleler çerçevesinde sizlere aktaracağım. Gelecek bölümde buluşmak üzere.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

tup-mide-ameliyati-sonrasi-sevgili-haci-sabanci-nin-dusunceleri
Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Sevgili Hacı Sabancı'nın Düşünceleri

&nbsp; html, body, body *, html body *, html body.ds *, html body div *, html body span *, html body p *, html body h1 *, html body h2 *, html body h3 *, html body h4 *, html body h5 *, …

İzle
tup-mide-ameliyatindan-sonra-kusma-olur-mu
"Tüp Mide Ameliyatından Sonra Kusma Olur mu?"

&nbsp; html, body, body *, html body *, html body.ds *, html body div *, html body span *, html body p *, html body h1 *, html body h2 *, html body h3 *, html body h4 *, html body h5 *, …

İzle
tup-mide-ameliyati-sonrasi-depresyon-hayatimizi-nasil-etkiliyor
Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Depresyon Hayatımızı Nasıl Etkiliyor.

&nbsp; html, body, body *, html body *, html body.ds *, html body div *, html body span *, html body p *, html body h1 *, html body h2 *, html body h3 *, html body h4 *, html body h5 *, …

İzle
tup-mide-ameliyati-sonrasi-darlik-neden-olur
Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Darlık Neden Olur?

&nbsp; html, body, body *, html body *, html body.ds *, html body div *, html body span *, html body p *, html body h1 *, html body h2 *, html body h3 *, html body h4 *, html body h5 *, …

İzle