Güçlü Ekibimiz

Op. Dr. OZAN ŞEN

1977 yılında Isparta’da öğretmen bir anne babanın oğlu olarak dünyaya geldim. 9 yaşındayken bacağımda oluşan 2. derece bir yanık sonucu kısa  süre hastanede yatarak tedavi görmek zorunda kaldım ve uzunca bir süre pansumanlar için hastaneye gidip geldim. O süreçte hastanedeki doktorların ve sağlık personelinin nasıl özveriyle çalıştıklarına bizzat tanıklık ettim. Daha o yıllarda doktor olmaya karar vermiştim bile. 1995 yılında Isparta Anadolu Lisesi’nden mezun oldum ve aynı yıl Ankara Ünüversitesi Tıp Fakültesi’nde tıp eğitimine başladım. Zaten tıp fakültesine gitme amacım cerrah olmaktı. Altı yıllık tıp eğitimini tamamladıktan sonra, 2002 yılında yine Ankara Üniversitesi’nde Genel Cerrahi İhtisasına başladım. 2008 yılında ihtisasımı tamamladıktan sonra mecburi hizmetimi yapmak için Van  Bölge Eğitim ve Araştırma hastanesine atandım.  Çok yoğun bir tempoda geçen 2 yıllık bir mecburi hizmet döneminden sonra istifa ettim ve ardından Ankara Askeri Hastanesi’nde askerlik görevimi yerine getirdim. Askerlik sonrası bir süre fakülteden de hocam olan Türkiye’de meme  ve tiroid cerrahisinin  önde gelen eksperlerinden Prof. Dr. Savaş Koçak’la bire bir çalışma fırsatı buldum. Sonrasında Bodrum/Güllük’te yaşayan aileme yakın olabilmek için Muğla-Milas özel İzan Hastanesi’nde çalışmaya başladım.

Asistanlığımın ilk yıllarından itibaren laparoskopik cerrahiye ilgi duydum ve sonrasında da bu yönde kendimi geliştirmeye çalıştım.  2013 yılında fakülteden de hocam olan Prof. Dr. Ahmet Türkçapar’dan aldığım telefonla bariatrik cerrahiyle tanıştım. Çalıştığım hastaneden ayrılarak İstanbul’a geldim. Prof. Dr. Ahmet Türkçapar ve Prof. Dr. Mehmet Ali Yerdel ortaklığında kurulan İstanbul Bariatrics kliniğinde 5 yıl çalıştım. Bu süre içerisinde bariatrik cerrahi, ileri laparoskopik teknikler, reflü cerrahisi alanında büyük deneyim ve tecrübe kazandım. 2015 yılında aralıklı olarak 2 kez New York Lenox Hill Hastanesinde  bariatrik cerrahi alanında dünyaca tanınan Dr. Mitchell Roslin ile  çalışma fırsatı buldum.  2017 yılında Prof. Türkçapar’la birlikte  Amerika Clevland Clinic’te  Prof. Dr. Eren Berber’in düzenlediği robotik cerrahi eğitimine katıldım ve bu alanda sertifika aldım. Ayrıca Clevland Clinic’te  bariatrik cerrahi alanında Thomas Ragula ile  gözlemci olarak çalışma ve ameliyatlarına girme fırsatı buldum.

Bu  5 yıllık süreçte bariatrik cerrahi alanında yurt içi ve  yurt dışı bir çok kongreye katıldım ve bu kongrelerde çalışmalarımızı sunma fırsatı buldum.

Bariatrik cerrahi ve reflü cerrahisi alanında bir çok dergide makalelerimiz yayınlandı.  Mart 2018’de İstanbul Bariatrics’deki görevimden ayrıldım. Halen  Prof. Dr. Ahmet Türkçapar’la birlikte  yeni kurulan kliniğimizde ilk günkü heyecan ve istekle bariatrik cerrahi alanında çalışmaya devam etmekteyim.

Çocukluğumdan beri en büyük tutkum derin mavilikler, serbest dalış ve zıpkınla balık avcılığı olmuştur. Evliyim ve iyi derecede İngilizce bilmekteyim.

 

Prof. Dr. Nuran Türkçapar

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1990 yılında mezun oldum. Önce Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde İç Hastalıkları, ardından Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Enfeksiyon Hastalıkları ana dal ihtisaslarımı tamamladım. Ardından Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 1,5 yıl İmmünoloji Bilim Dalında çalıştıktan sonra aynı klinikte Romatoloji yan dal ihtisasıma başladım ve Romatoloji uzmanlığımı takiben, 2006 yılında doçent, 2011 yılında da profesör unvanlarını aldım. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Klinik İmmünoloji ve Romatoloji Bilim Dalında klinik çalışmalarımın yanı sıra, Fakülte Yönetim kurulu ve Öğrenci Eğitim Kurullarında idari görevler de aldım. 2014 yılında fakültemden emekli oldum ve serbest hekim olarak İstanbul’da çalışmaya başladım. Alanımda yurt dışı ve içi yayınlanmış bir çok makalelerim ve birçok kongrede konferanslarım; romatoloji, iç hastalıkları, immünoloji, geriatri ve enfeksiyon hastalıkları dernek üyeliklerim bulunmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü, obeziteyi bulaşıcı olmayan salgın bir hastalık diye tanımlıyor.  Obezite sistemik bir hastalık; hatta bir çok organ ve sistemlerin olumsuz etkilendiği, hasar bıraktığı bir sendrom. Mikropsuz bir inflamatuar ortamda gelişen; kalp damar hastalıkları (yüksek tansiyon, felç, kolesterol yüksekliği, kalp krizi, damar tıkanıklığı veya yetmezliği, kalp yetmezliği gibi), şeker hastalığı ve onun getirdiği organ hasarları (nöropati, göz tutulumu, damar yapısında bozulmayla organ hasarları gibi), solunumsal problemler (nefes darlığı, apne gibi), gastro-intestinal ve karaciğer problemleri (reflü ve diğer dispeptik sorunlar, karaciğerde yağlanma gibi) romatizmal hasarlar (osteoartrit), polikistik over gibi hormonal bozukluklar ve kanser gelişimi dahil, bir çok sistemlerin yandaş hastalıklarına neden olur. Özetle morbid obezite, tam da iç hastalıkları uzmanının; hastayı bir bütün olarak değerlendirmesi gereken bir hastalık.

Sizlerin her seferinde farklı doktorlara ve merkezlere gönderilerek, maddi ve manevi yorgunluğunuzu ortadan kaldırmak adına, dahili problemlerinizi ameliyat öncesi ve sonrası, uzun yıllar takip ederek çözmeye çalışacağım.

Giderek artan Morbid obezite hastalığından, kalıcı olarak kurtulmanın kanıta dayalı tıpta tek yolu; bariatrik cerrahiden geçiyor.

İşte sizin bariatrik cerrahi yolculuğunuzun; öncesinde ve sonrası yeni yaşamınızda, bu ekibin içinde yer alarak sizlere uzun yıllar, ‘Center of Excellence’ yani Mükemmeliyet Merkezi olmanın getirdiği sorumluluk bilinciyle, iç hastalıkları uzmanı olarak bu güzel ekiple sizlere destek vereceğim. Her şey sizlerin daha sağlıklı ve daha mutlu bir geleceği için.

 

Dyt. Göknel Dumanlı

TED Ankara kolejinden mezun olduktan sonra eğitim için Houston, Texas’a gittim. Houston Üniversitesi’nde üst dal olarak ‘Human Nutrition and Food’, alt dal olarak da Psikoloji üzerine Bachelor of Science eğitimi aldım. Phoenix Universitesi’nde sağlık yönetimi üzerine üst lisans çalışmamı yaptım. Amerika’nın en prestijli tıp fakültelerinden biri olan Baylor College of Medicine’de stajımı  tamamladım ve aynı üniversitede kardiovasküler hastalıkları önleme merkezinde, 15 sene araştırma diyetisyenliği yaptım.

Bu arada, çalıştığım bu merkezin yönetici doktorlarından biri olan Dr. Peter Jones’un önderliğinde faaliyet gösteren Methodist Hastanesi’ne bağlı Wellness Center’da obezite cerrahisine hazırlanan hastalara  diyetisyen danışmalığı yaptım. Bu görev ile bariatrik cerrahi dünyasına girdim ve çok etkilendim. Obezite, özellikle de morbid obeziteden mustarip olan bu insanların, ameliyat sonrası fizyolojik ve psikolojik olarak pozitif anlamda nasıl değiştiklerini ve tekrar hayata bağlandıklarını gördüm. Amerika’da bu ameliyatları sigorta karşıladığı için, bu hastalar 3 ay boyunca diyetisyen, psikolog ve dahiliye doktoru tarafından sıkı bir takibe alınmakta idi. Bu hastalara günde 800 kalorilik sıvı diyeti uygulayarak ameliyata hazırlıyorduk. Bu 3 ay sonunda  değerlendirmeler yapılıp, hastalar uygunsa ameliyata alınıyordu. Merkez olarak bu aşamada bizlere daha fazla görevler düşüyordu.

Obezite cerrahisi geçirmiş bu hastaların takibinin ne kadar önemli olduğunu orada öğrendim. Periyodik tetkiklerin, ameliyat sonrası diyeti ve egzersizin, doktorla olan diyaloğun uzun vadede başarıyı ne kadar etkilediğine şahit oldum.

Bu esnada Türkiye’de, kendi ülkemde bu tür ameliyatlar yapılıyor mu diye baktığımda, Ahmet Türkçapar hocamızın da Ankara’da gastrik by-pass ameliyatları  yapmaya başladığını duymuş ve çok gururlanmıştım. Yıllar sonra Türkiye’ye dönüp bu işin duayenlerinden olan değerli hocamız Prof. Dr. Ahmet Türkçapar’ın güçlü ekibinde obezite cerrahisi diyetisyenliği görevini üstlenmek, benim için çok gurur verici.

Obezite ameliyatına karar vermiş hastalarımızın, ameliyat öncesi ve sonrasında yaşam boyu yanlarında olmak ve onların sağlıklı ve mutlu bir şekilde yeni vücutlarına kavuştuğunu görmek, en büyük amacım.

 

Uzm. Klinik Psikolog Ezgi Deveci

İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümünden 2009 yılında mezun oldum ve aynı zamanda Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümünde yan dal yaptım. Yüksek lisans eğitimimi yine İstanbul Üniversitesi Uygulamalı Psikoloji Ana Bilim Dalı Sağlık Odaklı Klinik Psikoloji programında 2012 yılında tamamladım. Yüksek lisans tezimi obezite cerrahisi adayı olan ve olmayan obez bireylerde psikopatoloji, beden bölgelerinden hoşnutsuzluk, tedavi motivasyonu ve yeme özelliklerinin değerlendirilmesi konusunda yaptım. Şu anda ise yine İstanbul Üniversitesinde Psikoloji alanında doktora eğitimime devam etmekteyim. Doktora tezi kapsamında yeme bozukluklarının görülme sıklığı ve bu hastalığa neden olan psikolojik, sosyal ve kültürel faktörleri araştırmaktayım. Yüksek lisans ve doktora eğitimim süresince Bilişsel Davranışçı Terapi eğitimi ile klinik psikoloji alanına yönelik çeşitli bireysel ve grup psikoterapileri odaklı eğitimler aldım, süpervizyon destekli terapiler yürüttüm. Ayrıca “The Linehan Institute” tarafından düzenlenen Diyalektik Davranış Terapisi Eğitimi’nin yoğunlaştırılmış programını tamamladım.

Yeme bozukluklarının nedenleri ve etkileri, bedenimizi algılamamızı etkileyen faktörlerin ne olduğu, obezite ve ruhsal durum arasındaki ilişki ve bariatrik cerrahiye giden yolda hastaların duygu durumları ile ilişkili olarak yapılan araştırmaların yürütücülerinden biri oldum ve bu araştırmaları çeşitli ulusal ve uluslararası kongrelerde sundum. Bununla birlikte halen kilo problemi ve yeme bozukluğu olan hastalarla bireysel ve grup psikoterapilerini sürdürmekteyim.

Yapılan araştırmalar obezitenin genetik, çevresel ve psikolojik etkileşimlerinin olduğunu ve tıbbi birçok sorunu beraberinde getirdiğini gösteriyor. Benim de obezitenin psikolojik yönü ile ilk tanışmam İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalında yürütülen Obezite Grup Psikoterapisi çalışmasında oldu. Ardından yine İstanbul Üniversitesinde Prof. Dr. Başak Yücel’in önderliğinde obezite cerrahisine hazırlanan adayların psikolojik değerlendirmelerini yaptım ve obezite cerrahisinde, özellikle ameliyat sonrası süreçte tedavi uyumu için psikolojik desteğin ne kadar önemli olduğunu gördüm.

Bariatrik cerrahi hastalarının operasyon sonrasında değişen hayatlarına ve bedenlerine daha kolay uyum sağlayabilmeleri, geçmiş alışkanlıklarını değiştirebilmeleri ve yeni bir hayat tarzı benimseyebilmeleri için bir uzman tarafından yürütülen psikolojik değerlendirme ve desteğin çok büyük bir öneme sahip olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle ben de sizlerin ameliyat öncesi ve sonrası sürecinizde hem fiziksel hem ruhsal alanda daha sağlıklı bir şekilde tedavinizi sürdürebilmeniz için Türkçapar Bariatrics ekibi ile birlikte olacağım.

 

Blogger Hande Alphan Karacaer

26 ay önce (bugün: 31 Temmuz 2018) ameliyat olduğunda tam 110 kiloydu. Ameliyattan sonra gösterdiği azim sayesinde 50 kiloya düştü. Açtığı instagram hesabında kendisi gibi mücadele veren insanlara örnek oldu. Nasıl başardığını anlatabileceği, yediği yemeklerin tarifleri paylaşarak tüm Bariatric hastalara yardımcı olabileceği bir platform hazırladık beraber. Çok yakında www.HandeninDiyetGunlugu.com dan ulaşabileceksiniz. Böylece Hande de ekibimize blogger olarak dahil oldu.