Cerrahlarınız Size Tüp Mide Ameliyatını Neden Tavsiye Eder?

2018 yılına gelindiğinde bugün Amerika Birleşik Devletleri’nde sleeve gastrektomi (tüp mide) ameliyatı tüm şişmanlık ameliyatlarının %60’ını oluşturmaktadır. Ülkemizde bu oran %80’in üzerindedir.  Bu arada gastrik bypass ameliyatının oranı da gittikçe azalmaktadır. Bunun bazı nedenleri vardır:

En başta gelen sebep tüp mide ameliyatıyla organlarınızın yeriyle oynanmaz. Sadece mide kapasiteniz azaltılır. Sleeve gastrektomi ameliyatı teknik olarak daha kolay bir ameliyattır; kısa ve uzun vadede daha az karmaşıktır; gastrik bypassa nazaran vitamin ve mineral eksikliği de daha az görülür, Tansiyon , şeker, uyku apnesi gibi yandaş hastalıklardan kurtulma ve kilo kaybı üzerine gastrik bypassla kıyaslandığında beş yıl sonra benzer bir etkiye sahiptir.

Uzun dönemde tüp mide ameliyatı sonrası geri kilo alma riski bypass yöntemlerinden biraz daha fazla olsa da bu ameliyatın kimde ne kadar başarılı olacağını bilemezsiniz. Ameliyattan sonraki etkili kilo kaybının sağladığı motivasyonla doğru yaşam tarzı değişiklikleri birleşince bazı hastalar beklentilerin çok ötesinde başarı gösterebilmektedir.

Gastrik bypass ameliyatı sonrası hayatı tehdit edici olabilen ve barsak tıkanıklığına yol açabilen internal herniasyon (iç fıtıklaşma) görülebilir. Ayrıca mide ile bağırsağın birleştiği yerde kanama veya perforasyona neden olan ülserler ve dumping sendromu görülebilmektedir. 10 yıllık takip sürecini içeren çalışmalar gastrik bypass cerrahisi sonrası geri kilo alımının hiç de azımsanmayacak oranlarda olduğunu göstermiştir.(%20’den fazla) Bazı hastalarda geri kilo alımı ve başka faktörlerin etkisiyle şeker hastalığı da tekrar ortaya çıkabilmektedir. Bu, uzun dönemde revizyon cerrahisine ihtiyaç duyan hastalarla karşılaşan bariatrik cerrahlar açısından son derece zor bir durumdur. Gastrik bypass cerrahisinden sonra revizyon (2. Ameliyat) seçenekleri kısıtlı ve gerçekten çok zordur. Ancak tüp mide ameliyatı sonrası ileride tekrar ameliyat gereksinimi duyan hastalara tekrar mide küçültme ameliyatı dahil her türlü ameliyat yapılabilir. Bu aslında tek başına bile çok önemli bir avantajdır . Tüp mide ameliyatına karşı çıkanlar bu ameliyatın şeker hastalığını ortadan kaldırma oranlarının yüksek olmadığını ve uzun dönemde geri kilo alımının yüksek olduğunu savunuyor. Bilindiği gibi Tüp mide ameliyatı duodenal switc ameliyatının ilk aşaması olarak ortaya çıkmıştır. Bu kişiler ileride tekrar kilo alma ve şeker hastalığının ortaya çıkması durumunda diğer yöntemlerin kolaylıkla uygulanabileceğini göz ardı ediyorlar. Bu nedenle, laparoskopik sleeve gastrektomi (tüp mide) ameliyatı belli durumlar dışında çoğu hasta için iyi bir risk-yarar oranına sahip en iyi seçimdir ve cerrahlar zaman içinde sleeve gastrektomi deneyimleri arttıkça daha iyi sonuçlar ortaya çıkacaktır.