Mide Küçültme Ameliyatı Oldum. 2 Haftada 10 Kilo Verdim.

Mide Küçültme Ameliyatı Sonrası Mide Büyür mü?

<p>Mide küçültme ameliyatları sonrası mide büyür mü? Çok sıkça sorulan bir soru. Şimdi Midenin büyümesi genellikle &nbsp; uzun dönemde özellikle birinci yıldan sonra bir miktar mevcuttur. Yani insanlar iki köfte yerken üç köfte yer hale gelebilir. Daha rahat hale gelebilir. Ama tutup da bir tabak yer hale gelmesi bir sorun olduğunu ifade eder. Yani Tekrar midenin baştaki haline gelmesi mümkün. Genellikle Karşılaştığımız sorunlar &nbsp; bize başka merkezlerden gelen vakalarda gördüğümüz midenin başta büyük bırakılması, başta büyük bırakılmanın da iki temel nedeni var. Bunlardan bir tanesi cerrahın tecrübe eksikliği nedeniyle özellikle tepe kısmındaki yağlardan temizleyerek o bölgeye girip diyafram dediğimiz kubbe kısmına kadar gitmemesi hemen zımbalayarak o bölgeden uzak &nbsp; fazla doku &nbsp; ve serbestleme işlemini yapma ve oriski almadan mideyi çıkartma düşünmesi ki o durumda midenin tepe kısmı kaldığı için birinci yıldan itibaren o midenin kalan dokusu fazla oldukça nın genişlemenin orantısal olarak fazla olmasına neden olmakta.Ayrıca alt tarafta yapılandarlıklar da yukarıda genişlemeye neden olabilmektedir. Midenin Büyümesinden ziyade midenin &nbsp; ilk ameliyatta büyük bırakıl Vakalarda ikinci defa midenin küçültülmesi mümkündür. Buhastalara bu şans verilmektedir o zaman aaa ikinci bir mide küçültme ameliyatı da mümkün olabilmektedir. Bu tüp midenin bize sunduğu bir avantajdır.Mide büyümesi özellikle ilk altı ayda ameliyat sonrası ilk altı ayda &nbsp; hemen orta yere çıkmaz. Bir yıl iki yıl sonrasında ortaya yere çıkar.Bir insan ameliyattan sonra ilk iki üç ayda çok az yiyebiliyor İşte bir iki köfteyi biliyor ama altıncı ayda bir anda altı sekiz yapabiliyorsa bu midenin başta büyük bırakıldığının bir göstergesi olabilir. O yüzden midenin bırakılıp bulunmadığı ancak ameliyat videoları seyrederek mümkündür. Ama çoğu ekip bu ameliyat videoları maalesef çekmiyor. O zaman yapmamız gereken yemek borusu mide filmleriyle ne kadar bir hacmi olduğunu tomografi eşliğinde değerlendirmekten &nbsp; başka bir seçenek kalmıyor.Mide büyümesi veya genleşmesini sağlayan veya neden olan en önemli faktörlerden birisi hastaya ait faktörlerdir. Onlarda gazlı içeceklerin çok tüketilmesi, tıkanırcasına yemek yeme sendromu, ameliyat sonrası hastaların yeterince psikolojik ve diyetisyen desteği almadan yalnız başına sadece ameliyatı alarak uzaklaşması, ekipten uzaklaşması, rehabilitasyon toplantılarına gelmemesi,hastanın bu konuda yeme ve içme alışkanlığını düzeltmesi katı sıvı ayrımını bir arada yapmaması gibi birçok faktöre bağlıdır. Dolayısıyla ameliyat olup hastaların ekibinden uzaklaşmaması ekibin toplantılarına katılması,rehabilitasyon toplantıları,varsa psikolojik, duygusal yemesorunları onun içinpsikoterapigörmesi ve diyetisyenleriyle de uzun süreli en az bir yıl hangi yiyecekleri hangi hızda ne sıklıkla öğrenmesi çok çok önemlidir.</p> <style id="app_ajhbdcgfhlhhmocddefknjjkejcfpbnj_style" type="text/css">html, body, body *, html body *, html body.ds *, html body div *, html body span *, html body p *, html body h1 *, html body h2 *, html body h3 *, html body h4 *, html body h5 *, html body h5 *, html body h5 *, html body *:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not( [contenteditable="true"] ) { user-select: text !important; pointer-events: initial !important; } html body *:not(input):not(textarea)::selection, body *:not(input):not(textarea)::selection, html body div *:not(input):not(textarea)::selection, html body span *:not(input):not(textarea)::selection, html body p *:not(input):not(textarea)::selection, html body h1 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h2 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h3 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h4 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h5 *:not(input):not(textarea)::selection { background-color: #3297fd !important; color: #ffffff !important; } .www_linkedin_com .sa-assessment-flow__card.sa-assessment-quiz .sa-assessment-quiz__scroll-content .sa-assessment-quiz__response .sa-question-multichoice__item.sa-question-basic-multichoice__item .sa-question-multichoice__input.sa-question-basic-multichoice__input.ember-checkbox.ember-view { width: 40px; } .www_instagram_com ._aagw { display: none; } .bp-doc .pdfViewer .page:not(.bp-is-invisible):before { display: none; } .web_telegram_org .emoji-animation-container { display: none; } .ladno_ru [style*="position: absolute; left: 0; right: 0; top: 0; bottom: 0;"] { display: none !important; } .mycomfyshoes_fr #fader.fade-out { display: none !important; } .www_mindmeister_com .kr-view { z-index: -1 !important; } .www_newvision_co_ug .v-snack:not(.v-snack--absolute) { z-index: -1 !important; } .derstarih_com .bs-sks { z-index: -1; } </style>

Tüp Mide Ameliyatında Ölüm Korkusu. Bu Ameliyatlar Ne Kadar Riskli?

<p>Hastalarımızın en büyük korkusu şişmanlık cerrahisinden ölüm korkusuyla ortaya çıkıyor. Çünkü gazete medya haberleri çok etkileyici olabiliyor. Bugün ülkemizde maalesef bir şekilde şişmanlık cerrahisinde çok hızlı bir ivme var. Cerrahi merkezler özellikle tüp mide dediğimiz mide küçültme ameliyatlarının çok aşırı yaygınlaşması nedeniyle biraz da kontrolsüz yaygınlaşması nedeniyle tecrübe eksikliği az olan merkezler ve cerrahlarda kaçak ve kaçak olasılığının yanı sıra, kaçakların tedavi edilememesine bağlı sorunlar gözükebiliyor. Yirmi beş yıllık meslek yaşantımda açıkçası obezite cerrahisi benim en güvenli olduğum, en sevdiğim alanlardan birisi. Hiç ölüm olayım olmadı. Tüm serim içerisinde de sadece bir kaçak vakası var. Onu da sorunsuz olarak tedavi ettim. Peki insanlar niçin korkuyor? Niçin ölüm korkusu ve kaçak korkusu bu kadar yaygın? Kabaca bir örnek vermek gerekirse Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Amerikan Bariatrik Cerrahi Derneği'nin yaptığı çalışmaya göre bu ameliyatlardan ölüm oranı binde bir. Yani kesesi ameliyatı kadar. Örneğin bir kalp ameliyatında ölüm oranı ise yüzde iki. Yani yüz kişiden iki ölü kişi ölüyor. Ama hiç kimse koroner bypass ameliyatına girerken ya işte hastamız ölüm olayı ne kadardır diye sorgulamıyor veya ölümü sorgulamıyor. Hemen bir örnek vereyim. Şişmanlık ameliyatı olan insanlarda kalp nedeniyle ölümler yüzde altmış oranında azalıyor. Yine elimde raporlar var. Hemen size buradan bilgiler vereyim. Şeker hastalığına ölüm oranları yüzde doksan oranında azalıyor. Bu Amerikan raporları. Kalp hastalıkları yanı sıra kansere bağlı ölümler yüzde altmış oranında azalıyor. Yani bu cerrahi ölüm oranı son derece düşük olduğu gibi diğer hastalıklarda da ölüm oranını düşürüyor. Bu çok önemli. Bu konuda çok sayıda çalışma var. En önemlisi de İsveç çalışması. İsveç'te yapılan bilimsel çalışmada ameliyat olanlarla olmayanlar karşılaştırıldığında ameliyat olanların on yıl daha fazla yaşadığı ortaya konmuş. Elbette ki bu verilere rağmen ortaya çıkan bir gerçek de yok değil. Hastaların doktor seçimine dikkat etmesi gerekiyor. Merkez seçimine dikkat etmesi gerekiyor. Orada da sorulacak olan soruları bizim kazandığımız Center Excel kriterlerinde aranmak gerekiyor. O da nedir? Bir, bu cerrah bu işi kaç yıldır yapıyor? Üç yıldır mı? Beş yıldır mı? On yıl yirmi yıldır mı? İdeali on yıl ve ötesi bir tecrübe. İkincisi her yıl tane yapıyor mu? Ve değişik ameliyatlar yapıyor mu? Tek ameliyatı mı yapıyor? Üçüncüsü, yaptığı ameliyatlarda geri kilo alımı olduğunda, darlık olduğunda onları tekrar ameliyat edip düzeltebiliyor mu? Kaçak olduğunda stent veyahut da laparoskopiyle girip revizyon, direnler, takma becerisi var mı? Böyle bir altyapısı olan hastanede yaşıyor mu? Çalışıyor mu? En önemlisi tomografisi. Veyahut gerekli radyolojik donanımı, bunlara müsait bir hastane mi? Onun ötesinde yeterli destek ekibi var mı? Diyetisyeniyle, psikoloğuyla, hasta koordinatörüyle. Takibe hastaların yeterli yapılıyor mu? Bütün bunlar sonuç olarak birleştiğinde bariatrik cerrahi sonuç da tecrübeli merkezlerde, safra kesesi ameliyatı kadar riskli ama size kazandırdığı yaşam süresi bakımından da bugün için hiçbir hastalıkta verilen olmayan derecede çok daha üstün size sonuçlar veren bir tedavi biçimidir.</p> <style id="app_ajhbdcgfhlhhmocddefknjjkejcfpbnj_style" type="text/css">html, body, body *, html body *, html body.ds *, html body div *, html body span *, html body p *, html body h1 *, html body h2 *, html body h3 *, html body h4 *, html body h5 *, html body h5 *, html body h5 *, html body *:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not( [contenteditable="true"] ) { user-select: text !important; pointer-events: initial !important; } html body *:not(input):not(textarea)::selection, body *:not(input):not(textarea)::selection, html body div *:not(input):not(textarea)::selection, html body span *:not(input):not(textarea)::selection, html body p *:not(input):not(textarea)::selection, html body h1 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h2 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h3 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h4 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h5 *:not(input):not(textarea)::selection { background-color: #3297fd !important; color: #ffffff !important; } .www_linkedin_com .sa-assessment-flow__card.sa-assessment-quiz .sa-assessment-quiz__scroll-content .sa-assessment-quiz__response .sa-question-multichoice__item.sa-question-basic-multichoice__item .sa-question-multichoice__input.sa-question-basic-multichoice__input.ember-checkbox.ember-view { width: 40px; } .www_instagram_com ._aagw { display: none; } .bp-doc .pdfViewer .page:not(.bp-is-invisible):before { display: none; } .web_telegram_org .emoji-animation-container { display: none; } .ladno_ru [style*="position: absolute; left: 0; right: 0; top: 0; bottom: 0;"] { display: none !important; } .mycomfyshoes_fr #fader.fade-out { display: none !important; } .www_mindmeister_com .kr-view { z-index: -1 !important; } .www_newvision_co_ug .v-snack:not(.v-snack--absolute) { z-index: -1 !important; } .derstarih_com .bs-sks { z-index: -1; } </style>

Mide Küçültme (Tüp Mide) Ameliyatı Sonrası Kaçak Oluşmasının Nedenleri...

<p>Obezite cerrahisi sonrası kaçaklar en çok merak edilen ve korkulan bir komplikasyon. Kaçakların oluşmasındaki en önemli faktör tabii ki bu hastalarda kullandığımız dikiş, mideyi çıkardığımız zaman kullandığımız zımba ve dikiş teknikleriyle ilişkili. Bu ameliyatlarda dediğimiz elimde göreceğiniz eee bu tip aletler kullanıyoruz. Bu özelliği üçer sıra dikiş atması ve orta yerdeki bıçak ile de o dokuyu kesmesi. Örneğin şunu mide olarak görürseniz kapatıyoruz. Ve buradan ateşlediğimiz sıranın üçer sıra zımba atıyor ve ortası da kesiyor. Tabii bu son derece güvenli aletler ama zımbaladığımız yerlerde genellikle doku kesildikten sonra kanamalar ve her iki zımbanın bitiş yerinde de oradan sızıntı riskleri var. Tüp mide mide küçültme ameliyatları sonrasında en çok sızıntı görülen yerler tüp midenin en tepe noktası. Çünkü mide bir muz şekline geldiği için ve çıkışının da kapalı olması yani pilor dediğimiz kapak ile kapalı olması nedeniyle yedikleri yukarı doğru bir basınç yapıyor ve en zayıf yerde yukarısı olduğu için oradan sızma yapabiliyor.<br /> <br /> Açıkçası yirmi beş yıllık geçen obezite cerrahisinde kullanımında bu tür komplikasyon yaklaşık beş bin vakada bir tane gördüm. O da zaten ikinci defa ameliyata aldığımız bir çevirdiğimiz tüp mideydi. Onun dışında herhangi bir kaçak görmüyoruz. Ama dünya genelinde bu oran yüzde bir oranda yani yüz hastanın birinde kaçak görülüyor. Ülkemizde ise maalesef bu kaçak oranı yüzde sekizlere çıkmış durumda. Yüzde sekize. Niye ülkemizde çok görülüyor? Çünkü en önemli neden bu ameliyatlara bir anda başlayan cerrah sayısının biraz fazla olması. Yani tecrübe eksikliği. Sadece zımbalarıyla ameliyatın bitirilmesi, oraya dikiş veya güçlendirici materyallerin kullanılmaması ve en önemlisi de dokuların iyi seçilememesi eee içerisine başka dokuların girmesi önemli bir neden içerisine başka dokuların girmesi önemli bir neden kaçaklarda teknik hatalardır. Kaçakların en önemli nedeni teknik hatalardır. Hastaya ait faktörler son derece azdır. Yani çok yediği için, çok anormal derecede tıka basa yediği için kaçak görünme olasılığı aslında zordur.<br /> <br /> Kaçak genellikle ilk bir hafta içerisinde olur. O yüzden hastaların bu bir haftalık sürece dikkat etmesi gerekir. Bir hafta sonrasındaki de kaçaklar görülebilir. Biz bunlara geç kaçaklar diyoruz. Bir aylık dönemde ve bir aydan sonra da. Ama bunlar genellikle tespit edilmemiş erken dönemde olan kaçaklardır. Sonradan iyice orada biriken, apseleşen ve bir gıdaların yapmış olduğu tabloyla ortaya çıkar. Kaçaktan korunmak için bir defa hastalarımızın doktor seçimine çok dikkat etmesi lazım. Bu konuda tecrübeli doktorlar araştırmaları lazım. Daha önce kaçakları var mı, nasıl tedavi etmişler? Erken müdahale etmişler mi? Bu konuya dikkat edilmesi lazım. Bu konu son derece önemli. Çünkü olmaması gereken komplikasyonları medyada duyuyoruz. Olmaması gereken ölümleri, çünkü kaçak olduğu zamanda ölüm olmaması gerekiyor.<br /> <br /> Çünkü kaçakların bugün tedavi mümkün ama maalesef ülkemizde bunlar doluyor. Bu nedenle hastalarımızın da bu konuda bilinçlenmesi gerekiyor. Bu ameliyat basit bir ameliyat değildir. Araştırılması gereken bir ameliyattır. Ameliyat olarak da malzemelerin, yani şu kullandığınız malzemelerin bir defa kullanıp atılması önemlidir. Bu ameliyatlar son derece teknik ameliyatlardır. Ameliyatlarda kullanılır ama bilinmeli ki bu aletler bir defa kullanılması lazım. Birkaç defa kullanırsa tutuklu mesela şimdi gördüğünüz gibi ben bunu on beş defa sıkarsam mesela açılmıyor. Şurada gördüğünüz gibi çünkü çok kullanıldı. O yüzden biz prensip olarak her ameliyatta bir tane kullanıp açabiliyoruz. Açtım ama bayağı uğraştım. İşte açarken bu dokular zedelenebilir. Bıçak körleşebilir. O yüzden bu her ameliyatta bir defa kullanılıp başka hastaya kullanılmaması gerekir. Çok önemli bir nokta.</p> <style id="app_ajhbdcgfhlhhmocddefknjjkejcfpbnj_style" type="text/css">html, body, body *, html body *, html body.ds *, html body div *, html body span *, html body p *, html body h1 *, html body h2 *, html body h3 *, html body h4 *, html body h5 *, html body h5 *, html body h5 *, html body *:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not( [contenteditable="true"] ) { user-select: text !important; pointer-events: initial !important; } html body *:not(input):not(textarea)::selection, body *:not(input):not(textarea)::selection, html body div *:not(input):not(textarea)::selection, html body span *:not(input):not(textarea)::selection, html body p *:not(input):not(textarea)::selection, html body h1 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h2 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h3 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h4 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h5 *:not(input):not(textarea)::selection { background-color: #3297fd !important; color: #ffffff !important; } .www_linkedin_com .sa-assessment-flow__card.sa-assessment-quiz .sa-assessment-quiz__scroll-content .sa-assessment-quiz__response .sa-question-multichoice__item.sa-question-basic-multichoice__item .sa-question-multichoice__input.sa-question-basic-multichoice__input.ember-checkbox.ember-view { width: 40px; } .www_instagram_com ._aagw { display: none; } .bp-doc .pdfViewer .page:not(.bp-is-invisible):before { display: none; } .web_telegram_org .emoji-animation-container { display: none; } .ladno_ru [style*="position: absolute; left: 0; right: 0; top: 0; bottom: 0;"] { display: none !important; } .mycomfyshoes_fr #fader.fade-out { display: none !important; } .www_mindmeister_com .kr-view { z-index: -1 !important; } .www_newvision_co_ug .v-snack:not(.v-snack--absolute) { z-index: -1 !important; } .derstarih_com .bs-sks { z-index: -1; } </style>

Merkezimizde Mide Küçültme Ameliyatı Olan Çubuk Ailesi ile Durum Değerlendirmesi Yaptık.

<p>&nbsp;</p> <style id="app_ajhbdcgfhlhhmocddefknjjkejcfpbnj_style" type="text/css">html, body, body *, html body *, html body.ds *, html body div *, html body span *, html body p *, html body h1 *, html body h2 *, html body h3 *, html body h4 *, html body h5 *, html body h5 *, html body h5 *, html body *:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not( [contenteditable="true"] ) { user-select: text !important; pointer-events: initial !important; } html body *:not(input):not(textarea)::selection, body *:not(input):not(textarea)::selection, html body div *:not(input):not(textarea)::selection, html body span *:not(input):not(textarea)::selection, html body p *:not(input):not(textarea)::selection, html body h1 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h2 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h3 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h4 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h5 *:not(input):not(textarea)::selection { background-color: #3297fd !important; color: #ffffff !important; } .www_linkedin_com .sa-assessment-flow__card.sa-assessment-quiz .sa-assessment-quiz__scroll-content .sa-assessment-quiz__response .sa-question-multichoice__item.sa-question-basic-multichoice__item .sa-question-multichoice__input.sa-question-basic-multichoice__input.ember-checkbox.ember-view { width: 40px; } .www_instagram_com ._aagw { display: none; } .bp-doc .pdfViewer .page:not(.bp-is-invisible):before { display: none; } .web_telegram_org .emoji-animation-container { display: none; } .ladno_ru [style*="position: absolute; left: 0; right: 0; top: 0; bottom: 0;"] { display: none !important; } .mycomfyshoes_fr #fader.fade-out { display: none !important; } .www_mindmeister_com .kr-view { z-index: -1 !important; } .www_newvision_co_ug .v-snack:not(.v-snack--absolute) { z-index: -1 !important; } .derstarih_com .bs-sks { z-index: -1; } </style>

Homeostatik Sistemin Oyununa Gelmeyin. Kilo Al Hayatta Kal!

<p>Aşırı obezitemiz var. Vücut kitle endekslerimiz otuz beşin üzerinde. Yandaş hastalıklarımız var. Ya da otuz, otuz beş aralığında vücut kitle endeksiniz. Ama şeker hastalığımız var, yüksek tansiyonumuz ya da metabolik sendromumuz var. Ve diyetler yapıyoruz. Sporlar yapıyoruz. İşte değişik tedbirler öneriliyor. Efendim TV'lerde sabah programlarında hepsini yaptık. Kilolarda veriyoruz. Geri alıyoruz. Çok can sıkıcı bir şey ve sonuçta bir çıkmaz sokakta hissediyoruz kendimizi. Niye başlanamıyoruz bu hikaye aslında araştırılmış. Zaten kimse başarılı olamıyor da ondan. Kimse belki acımasız oldu. Ama genel başarı eğer tablo morbid obeziteyi kaymışsa yani vücut kitle endeksiniz artık otuz beşin üzerine geçmişse, vereceğiniz kilolar yirmi, otuz kilolara dayanmışsa bu kiloları vermeniz çok zor. Neden? Bir defa felsefeden başlayın. İnsan oğlu üç yüz elli bin yıldır yaşantısında modern yaşamda da yüz elli bin yıldır yaşantısında hep açlıktan öl açlık en büyük ölüm nedeni. O nedenle bizi koruyan sistem dediğimiz bir sistem. Açlık konusunda çok hassas. Biraz bu konuyu açalım. Herkesin ateşi otuz altı buçuk. Hiç kimsenin yani genelde dünya ortalaması değişmiyor. Şöyle ki otuz yedi nokta iki değil. Otuz yedi nokta dört değil. Herkes otuz altı buçuk. Bu nasıl sağlanıyor? Veyahut da solun sayımız dakikada on ikidir. Dünya ortalaması. Veyahut da nabız sayımız işte flaş seksenler ortalamadır. Hep bu çerçevede gider. Herkes sınavın kapısında kalbi heyecanlanır hızı artar. Sıcakta terlersiniz, soğukta titrersiniz. Bunlar nasıl sallanıyor? Başımızda birisi mi var? Bunu ayarını mı yapıyor? Bir teknik oda mı var? Tabii ki doğa, yaratıcı bunun ayarlarını homostatik sisteme havale etmiş. Covid 19 bile bu sayede yaşıyor. Mutasyonlar yapıyor. Kendini koruyor. Gözle görülmeyen bir varlık. Demek ki bütün canlıların hayata tutunma kendini korumak ve belli standartları devam ettirme mekanizmalarına sahip. Burada hemen kilodaki ideal kiloya girelim. Peki insanlığın ideal kilosu nedir? Ah orada işte işler değişiyor. Çünkü ideal kilonuz ulaştığınız en yüksek kilo. Eğer bir gün yüz yirmi kiloysanız artık ideal kilonuz o. Sistem orada kayıta geçiyor. Çünkü eğer siz bu kilodan aşağı düşerseniz öleceğinizi düşünüyor. Yani sizin kilo almanız en büyük garantiniz. O sistem bu kilo alışınızdan çok memnun oluyor. Zaten bütün hikaye de onun üzerine kurgulu. Kilo al, hayatta kal. Şöyle düşünüyor, elli yıl önceye kadar daha iç değil, iç savaşlarda Afrika'da Avrupa'da, ikinci dünya savaşında çok yakın tarihlerde yine açlıktan öldü insanlar, yine savaşlardan öldü, yine kıtlıktan öldü ve doğa bu konuda çok kararlı. Sizin kilonuzu kaybettirmeyecek. Bunu sağlayan sistemi az sonra sayacağım. Bunu nasıl yaptığını anlatacağım. Bunu unutmayın. Demek ki siz tabiatınıza, doğanıza karşı ve böyle bir sisteme karşı mücadele ediyoruz. Yapılan çalışmalar şunu gösteriyor. Yaklaşık geriye dönük bütün diyet çalışmaları, literatürdeki girdiğiniz zamanki bütün diyet çalışmalarında şu ortak nokta orta yere çıkıyor. Bir, insanlar yüzde yirmi beşi ancak diyete sonsuz devam edebiliyor. İkinci önemli nokta, ne kadar diyet yaparsanız ne kadar kilo verirseniz kilo vermekte sorun yok. Kilo verebiliyoruz. Ama tabii sorun olduğu durumlar da var. İşte metabolizmanızın düşmesi vesaire birtakım sorunlar. Ama burada önemli bir nokta var. Ne kadar kilo verseniz de gerek kilo alma meselesi var. İşte sistem buna karşı çok farklı mekanizmalarla hemen bizi yeniyor. Tekrar eski kilomuza dönüyoruz. Rakamı vereyim hemen. Bilimsel çalışmalar eğer morbit obeziteniz yani aşı kilonuz yirmiler otuz üzerindeyse vücut kitle endeksiniz otuz beşin üzerindeyse yaklaşık olarak yüzde beş olarak kalıcı yani yüz kişinin beşi bu işi başarabiliyor. Ve aynı verdiği kilolarla kalabiliyor. Yüzde doksan beşi geri kilo alıyor. Peki bunu sağlayan en önemli faktör ne? Doğuştan beynimiz. Beynimizin dimdik sistemi ki siyah kesim. Orası doğuştan üç ödüllü mekanizmayla doğar. Üç alanda ödüllüdür. Bir tanesi güvenliğinizdir. Ikincisi üreme üçüncüsü sizin yemek yemeniz. Yemek yemeniz devamlı ödüllendirilir. Bir canlı doğar doğmaz hemen memeliyse annesinin memesine kavuşur. Bulur onu. Mutlaka açlığını gidermek için bir yol bulur. Yani yemek bir şekilde bizim doğuştan bildiğimiz, genetiğimize işlenmiş, üç yüz elli bin yıl boyunca da bunun sağlamlaştırıldığı bir yeme mekanizması söz konusu. İşte irade dediğimiz şey burada tıkanıyor. Bir sisteme karşı biz irademizi kullanacağız. Hele bu obejenik çevrenin olduğu, bu kadar yemek çeşidinin olduğu bir telefonla internetten baktığımız yirmi ayrı merkezden belki de getirtebileceğimiz ve yerimizi kapmadan bir imzayla kapıdan aldığımız yemeklere kavuştuk. Peki insanoğlu hep böyle miydi? Hayır. Haftada üç gün besleniyordu. İki defa Türk kendini kaybetme tehlikesiyle karşılaşmıştı. Çok ciddi bir yemek sorunu var. Ama bu yemekler bir şey yapıyor. Bizim duygularımızı bir şekilde örtüştürüyor. Yemek yiyince mutlu oluyoruz. Depresyonda bize yarıyor. Üzüntüde de yarıyor. Mutlu olunca da yemek yiyoruz. Eh cenaze evinde de yemek yiyoruz, düğün evinde de yemek yiyoruz. Çünkü insan yıllık ritüelinde yemek bu nedenle insan doğasından gelen ödülün şekillendirildiği ve sembolizm olarak da değişik ritüellerle yemeğin buluştuğu bir alan. Haftada gün beslenen insanoğlu günde üç defa besleniyor. Ama bir şey daha orta yere çıkıyor. Beslenme ilişkisiyle obezite yan yana hep paralel mi gidiyor? Yok orada da problem var. Bazı insanlar çok daha fazla kilolu olabiliyor. Aynı şeyi yedikleri halde. Şimdi üç tane insan görüyorsunuz. Üçü de aynı şeyi yiyorlar. Aynı ortamda yaşıyorlar ama birisi çok fazla kilolu. Birisi orta, biri az. Su içsem yarıyor. Bu biraz mecazi oldu. O kadar da değil. Ama şu var. Yemekleri ne kadar iki katı yese de bir başkası kilo almıyabiliyo. Genetik ortaya çıktı. Yani bazı insanoğlunun eh gen havuzundaki bunun şu gen diyemiyoruz bugün ama bu konuyla ilişkili ilk olarak Lebtin suçlandı, Lebling'ini aradık. Leptin bildiğiniz gibi yağlarımızdan salgılanan ve doygunluğu bize hissettiren bir hormondur. Bulduk ve leptinle bu işi halledeceğimizi zannettik. Ama bunun dışında da bir çok genlerin olduğu ortaya çıktı ve bir genler havuz söz konusu. Ve burada önemli olan şey sadece gen meselesi değil. O genle birlikte metabolizma hızını ayarlayan faktörler de ortaya çıkıyor. Yani bazı insanlar kilolarını çok çabuk verebiliyorlar. Burada erkek şanslı, kas kütlesi fazla olduğu için. Peki şimdi genel bir olarak perspektiften bakarsak bir terazi karşımıza çıkıyor. İnsanın kilo verdiği zaman hemen kilosu artabiliyor. Bu nasıl oluyor? Bu terazi nasıl değişiyor? Yani kilo verdiğinde hemen bizi düzelten Aktörler ne? Termogenez. Yani üşümeye başlıyoruz. Vücut yapmamaya başlıyor. Çünkü siz kilo verdiğiniz için sistem bunu hemen fark ediyor. Ve dolayısıyla kalori ihtiyacınızı düşürüyor. Yani yaklaşık olarak bin iki yüz kalori ihtiyacınız varsa bunu dört yüz elli, beş yüz kaloriye kadar düşürebiliyor. Bağırsak hareketlerinizi azaltıyor. Göz kırpmanızı azaltıyor. Uykuya meyil ediyor. Yani kilo vermek bunları da beraberinde getirebiliyor. Bir diğer önemli nokta obejenik çevreden kurtul yine bu zamanda biliminde yaşamak zorundasınız. Bu imkanlarla yaşamak zorundasınız. Ayrıca duygularınız da bir şekilde yemekle örtüşmüşse o zaman duygusal yeme bozukluğu da çıkıyor. Ki bize danışanların yüzde otuz beşi de bundan muzdarip. Yani gece saat on birde açıveriyor ve kendini mutlu etmek için yemekleri indiriyor. Mide basınçla çalışır. Midenin içi doldukça gerildikçe içindeki basınç beyne siyah kesime ııı uyarı ve siyah kesimden mutluluk hormonları salgılanır. Beynin beyaz kesimi ne işe yarıyor? O da düşünce üretiyor. Özellikle frontal lob çok önemli. Bu düşünceler sonuçta bir çatışma doğuruyor. Yani siz kilo alıyorsunuz, limbik sistem ödüllendirilmiş. Çok mutlusunuz. Kilonuzdan. Ama bir süre sonra mutsuz hale geliyorsunuz. Ve içinizde ikinci bir ben doğuyor. Bir ben devamlı olarak dimdik sistem tarafından ödüllendirilmiş. Yemekten mutlusunuz. Halen memnunsunuz. Ve gerekçeleriniz çok oluyor. İşte spor yapamıyorum, yorgunum ki sistem bunu yapıyor. Zaten çocuklar doğduğu zaman koşarlar. Bir de otur çocuğum, otur çocuğum deyip, çocuklara da oturturuz. Yani duamızda bir aktif yaşam var aslında. Üç nokta dört kilometre avcı toplayıcı. Her gün yürüyen bir varlıktan bugün arabayla dolaşan bir varlığa döndük. Orada da problem var. Ama esas problem bu düşüncemizi ürettiğimiz beyaz kesimin elinde bir ödül sistemi yok. Yani spora başlamak hani spor kilo verdirir mi? Evet spor kilo verdirmese de ciddi kalori yakılmasına neden olur. Ama bilimsel çalışmalar sporun kalıcı olarak kilo verdirmediğini göstermiş. Çünkü bugünkü obejenik çevrede sizin yiyeceğiniz bir hamburger, içeceğiniz iki kola yiyeceğiniz tatlıyı ancak bir maratonda yakabilirsiniz. Maratonda da yakacağınız kalori bin iki yüz kaloridir. Ortalama altmış beş yetmiş kiloysanız. Demek ki kalorileri yakmak oldukça ama kaloriyi almak çok kolay. Orta yere bir şey daha orta yere çıkıyor. Siyah kesim mutluluğu olarak keyifli olarak bir hayat sürdürüyor. Duygularınızla örtüşmüş. Sizin düşünceler üretiyorsunuz. Diyorsunuz ki bu yaz kilo vereceğim. Bu bir düşünce. Doğruluğa da yanıyorsunuz. Ama bir süre sonra yeniliyorsunuz. Neden? Çünkü burayı destekleyen çok elimizde kozlar yok. Kilo verdiğiniz anda hemen iştahınızı artıran yani gralin hormonu artıyor. Veyahut da verdiğinizde kendinizi daha keyifsiz ve mutsuz hissediyorsunuz. Çünkü midenin içi dolmuyor. Oradan beyne uyarı gitmiyor ve mutluluk hormonları salgılanmıyor. Olay bu kadarla da bitmiyor. İşler daha da karmaşıklaşıyor. Inkladin antigradin dediğimiz hormonlar devreye giriyor. Insülin direncini doğuruyor. Insülin direncini anlatmıştım az önce. Ya bir kader mi? Evet, bazılarında kader. Bazı insanlarda yağ hücresi çok daha fazla. Kahverengi ve beyaz olarak şekillenmiş, kahverengi doğuştan değişmeyen olan ve bizim kilo almamızı engelleyen yağ kısmıdır aslında ama beyaz kesim daha çok genişleyen yağ sayısı artmıyor. Sadece kilo aldıkça yağlar büyümeye başlıyor ve birisi de patlayıp işte enflamasyonu başlatıyor. Dolayısıyla kilo vermenize en büyük neden de böyle bir enfeksiyonlu ortama geçmemiz. Yani kronik bir enflamasyonla yaşamaya başlamamız. Bize giren obezler hep şunu söyler. Benim CRP'm neden yüksek? Çok araştırıldı hocam ilk defa sizden duydum. Çünkü obezsiniz. O yüzden CRP'niz yüksek. Çünkü enfeksiyonunuz var. Benim neden FRT'im yüksek? Çünkü enfeksiyonunuz var. Neden D vitaminin düşük? Zaten yağ miktarı arttıkça güneşten faydalanamıyorsunuz ama yine de enflamasyon D vitamininizi bu kadar sizin eksik olmanıza neden oluyor. Sonuç, ortada bir enfeksiyonu olan duygusal yeme bozukluğu olan diğer taraftan böyle bir abojenik çevrede yaşayan, genetiği zaten sabit olan ve kiloları muhafaza eden bir insansınız. Bu noktada işte işler çok zorlaşıyor ve bir çıkmaz sokağa giriyorsunuz. Gelecek bölümde konuşacağımız konu şu, peki, burada ameliyatlar ne kadar bir çözüm? Başarı oranları nedir? Hangi ameliyat olursan daha çok kilo veririm? Güvenilir mi? Yeni mi, eski mi? Hangisi? Bunu da yaklaşık olarak uzun yıllardır mide kelepçesiyle başlayan gastrik bypass ve sektörüyle devam eden ve birçok yine revizyon ameliyatını yapan bir cerrah olarak otuz yıllık bir ve makaleler çerçevesinde sizlere aktaracağım. Gelecek bölümde buluşmak üzere.</p> <style id="app_ajhbdcgfhlhhmocddefknjjkejcfpbnj_style" type="text/css">html, body, body *, html body *, html body.ds *, html body div *, html body span *, html body p *, html body h1 *, html body h2 *, html body h3 *, html body h4 *, html body h5 *, html body h5 *, html body h5 *, html body *:not(input):not(textarea):not([contenteditable=""]):not( [contenteditable="true"] ) { user-select: text !important; pointer-events: initial !important; } html body *:not(input):not(textarea)::selection, body *:not(input):not(textarea)::selection, html body div *:not(input):not(textarea)::selection, html body span *:not(input):not(textarea)::selection, html body p *:not(input):not(textarea)::selection, html body h1 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h2 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h3 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h4 *:not(input):not(textarea)::selection, html body h5 *:not(input):not(textarea)::selection { background-color: #3297fd !important; color: #ffffff !important; } .www_linkedin_com .sa-assessment-flow__card.sa-assessment-quiz .sa-assessment-quiz__scroll-content .sa-assessment-quiz__response .sa-question-multichoice__item.sa-question-basic-multichoice__item .sa-question-multichoice__input.sa-question-basic-multichoice__input.ember-checkbox.ember-view { width: 40px; } .www_instagram_com ._aagw { display: none; } .bp-doc .pdfViewer .page:not(.bp-is-invisible):before { display: none; } .web_telegram_org .emoji-animation-container { display: none; } .ladno_ru [style*="position: absolute; left: 0; right: 0; top: 0; bottom: 0;"] { display: none !important; } .mycomfyshoes_fr #fader.fade-out { display: none !important; } .www_mindmeister_com .kr-view { z-index: -1 !important; } .www_newvision_co_ug .v-snack:not(.v-snack--absolute) { z-index: -1 !important; } .derstarih_com .bs-sks { z-index: -1; } </style>

 

Bunlar da İlginizi Çekebilir

tup-mide-ameliyati-sonrasi-kacak-nasil-olusur
Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Kaçak Nasıl Oluşur?

Şişmanlık ameliyatları sonrasında ölüm neden oluyor Bu haberler canımızı sıkıyor. Şişmanlık cerrahisi sonrası ölüm haberleri gerçekten bu ameliyata ihtiyaç duyan, hayatını ve yaşam süresini uzatacak y…

İzle
85-kg-verince-1-yil-oncesi-goruntuleri-icin-aradaki-fark-dedi
85 Kg Verince 1 Yıl Öncesi Görüntüleri İçin “Aradaki Fark” Dedi

&nbsp; html, body, body *, html body *, html body.ds *, html body div *, html body span *, html body p *, html body h1 *, html body h2 *, html body h3 *, html body h4 *, html body h5 *, …

İzle
reflü,reflu,ameliyat,reflü doktoru,reflü cerrahisi,akalazya,mide,kusma,ekşime,acı,ağrı,agrı,prof.ahmet türkçapar
Reflü Ameliyatı Kimlere Gerekir

Reflü ameliyatı mekanik, yani mide fıtığı, mide kapakçığının açılması gibi anatomik ııı bozukluklar içeren hastalarda şiddetli seyreder. Bu hastalar her gün ilaç almak zorundadır. Ilaca kestiklerinde …

İzle
kilolarimdan-dolayi-kendimi-saklardim-simdi-her-sey-cok-farkli
Kilolarımdan Dolayı Kendimi Saklardım. Şimdi Her Şey Çok Farklı...

&nbsp; html, body, body *, html body *, html body.ds *, html body div *, html body span *, html body p *, html body h1 *, html body h2 *, html body h3 *, html body h4 *, html body h5 *, …

İzle