Mide Küçültme Ameliyatıyla, 3 Ayda 16 Kilo Verdim.

Morbid Obezite Cerrahisi Sonrası Takip Nedir? Türkçapar Bariatrics Hasta Takibi

Obezite cerrahisi sonrası hep adından bahsettiğimiz takip acaba nedir? Hastaları nasıl takip ediyoruz? Hangi açılardan, hangi parametreler ve hangi metotlarla hastaların takibini gerçekleştiriyoruz? Obezite cerrahisi bittikten sonra hastaların özellikle cerrah, diyetisyen, psikolog ve en önemlisi hastanın dahili problemlerinin ki bunun içerisinde şeker olabilir, yüksek tansiyon olabilir. Kompleks olarak, bir bütün olarak ameliyat sonrası da incelenmesi, tedavi edilmesi veya ek tedaviler uygulanması gerekebilir. İlk olarak biz hastayı ameliyat öncesi oluşan şeker, yüksek tansiyon, karaciğer yağlanması gibi risk faktörleri açısından değerlendiriyoruz. Ameliyat öncesi birçok testlerle incelediğimiz bu hastaları aynı zamanda psikolojik olarak veya duygusal yeme bozukluğu veya diyetler açısından da ayrıca inceliyoruz. Şimdi bakalım takip neler yapıyoruz? Obezite yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kalp damar hastalığı, dolaşım bozuklukları, eklem problemleri gibi birçok yandaş hastalığı da beraberinde getiriyor. İşte ben tam bu aşamada sizlerle birlikte olacağım. Ameliyat olmuş ve Türkçe bariatrik ailesine katılan her hastamızın her türlü dahili problemlerinde bu hastalıkların yavaş yavaş çözüldüğü aşamada sizlerin ilaçların ayarlanması Tedavilerinizin yeniden düzenlenmesi özellikle. yine olası bir vitamin eksikliğine bağlı bir saç dökülmesi veya olası karşılaşabileceğiniz problemleriniz de yanınızda olacağım. Obezite cerrahisi geçiren bireyler hayatlarında kalıcı ve köklü değişimler yaşamak isterler. Ancak bazen obezite cerrahisi sonrasında karşılaşılan zorluklar bu kalıcı ve köklü değişimlerin yaşanmasına engel olabilir. Ya da önceden var olan ruhsal problemler yine bu kalıcı ve köklü değişimlerin yaşanmasına engel teşkil bu noktada psikolojik destek açısından obezite cerrahisi öncesinde herhangi bir ruhsal problemin olup olmadığı, duygusal yeme davranışının olup olmadığı, eğer varsa bu durumun ameliyata engel teşkil edip etmediği ya da ameliyat sonrasında tedavi uyumunu bozacak herhangi bir sorun yaratıp yaratmadığı kliniğimizce takip edilmektedir. Özellikle operasyon öncesi dönemde yeme bozukluğu geçmiş varsa hastalarımızın operasyon sonrası dönemde de bu noktada psikolojik destek alması çok önemlidir. Evet obezite cerrahisinde takip çok önemli. Öncelikle bize obezite cerrahisi için başvuran hastalarda geniş parametrede bir check up yapıyoruz ve bütün vitamin değerlerine hastaların bakıyoruz. Eksikleri olursa bunları tamamlıyoruz, yerine koyuyoruz. Biz bütün hastalarımızın bilgilerini ameliyat öncesi bilgilerini ve sonrası verilerini dijital ortamda ve dosya halinde detaylı bir şekilde kaydediyoruz. Ve bu şekilde hastalarımızı uzun dönemde şeker hastalığı, karaciğer yağlanması, böbrek fonksiyonları, kolesterol durumları, vitamin değerleri bakımından da detaylı bir şekilde takip altında tutuyoruz. Türkçe Barbariatrik ailesi olarak öncelikle hastalarımıza ömür boyu diyetisyen takibimizin olduğunu hatırlatmak isterim. Cerrahinin uzun süreli ve başarılı olması hastaların ömür boyu yapacağı beslenme ve yaşam tarzı değişikliklerine çok bağlıdır. Bu konuda yapılan araştırmalar ameliyat sonrası diyetisyen takibini sürdüren hastaların daha başarılı bir şekilde kilo verdikleri, vücut kitle endekslerinin daha fazla azaldığını göstermektedir. Merhaba, son beş yıldır bariatrik hastalarla çalışan ve bu konuda tecrübeli hemşire olarak ameliyat olmaya karar veren hastalarımızın yapılacak olan tetkik süreçlerinde yanında oluyorum. Ameliyat sonrasında da hastaları hocaların belirlediği periyotlarla arayarak yapılması gereken tetkiklerinin yapılmasını planlıyorum. Ayrıca sormak istedikleriniz veya ettikleriniz için beni arayabilirsiniz. Burada aylık hasta destek toplantılarının arka planında çalışıyorum. Klinik olarak hastalarda sadece doktorların, telefonları ve tek yönlü olarak sadece onların bizi araması üzerine değil, çok yönlü iletişim sağlıyoruz. Internet üzerinden sosyal medya hesaplarımız üzerinden, kurduğumuz WhatsApp grubu üzerinden ve ben tüm bunların düzgün işlemesini ve ki taraf arasındaki iletişim düzgün olmasını sağlıyorum, bunları takip ediyorum.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Kaçak Nasıl Oluşur?

Şişmanlık ameliyatları sonrasında ölüm neden oluyor Bu haberler canımızı sıkıyor. Şişmanlık cerrahisi sonrası ölüm haberleri gerçekten bu ameliyata ihtiyaç duyan, hayatını ve yaşam süresini uzatacak yaşam kalitesini arttıracak bir seçenek arayışında olan insanlar için büyük bir korku nedeni. Gazetelerde duyuyoruz Falanca yerde ameliyat oldu, öldü veya kaçak oldu. Önce kaçak nedir? Ondan bahsedeyim. Kaçak, şu elimde gördüğümüz dediğimiz ameliyatlarla dokusu kesiliyor. Mide bu araya sıkıştırılıyor ve gördüğünüz gibi kapatıldıktan sonra da ateşleyerek üçer sıra midenin her iki tarafına zımba atılıyor ve ortasındaki bıçak da bu dokuyu kesiyor. Şimdi bu zımba hattından kalan midenin içerisinden dışarı sıvı ya da içtiğimiz yediklerimizin dışarı kaçmasına kaçak diyoruz. Peki zımbaladığımız halde kaçak neden oluyor Şöyle söyleyeyim ben otuz yıldır bu tür cerrahiyle uğraşan bir doktorum. Hayatında yani meslek hayatında ciddi kaçağın bir tane var. Beş bine yaklaşan mide ameliyatında. Son yıllarda da böyle bir kaçak görmüyoruz. Ama niye bu kadar yaygın? Niçin duyuluyor Niçin ölüm oluyor? Temelinde yatan şeyler şunlar Birincisi tabii ki çok ciddi sayıda bu şişmanlık ameliyatlarına giren bu konuda henüz tecrübesi yeterince oluşmadan sadece tüp mide ameliyatı kolay olduğu için tüp mide ameliyat olarak başlayan yani öncesinde mide reflü cerrahisi, gastrik bypass cerrahisi gibi komplike ameliyatları daha yapmadan hemen mide tüp mide ameliyatına başlayan cerrah sayısının son yıllarda Türkiye'de adeta bir patlama yapması Ve bu konuda hem alet kullanımına dair bazı hatalara doğuruyor. Hem de bu aletlere bir defa kullanıp atılması gerekirken bir defa kullanılmayıp değişik sayılarda bu gördüğünüz bıçak kısmının keskinliğini kaybetmesine ve zımbaların doğru atılmamasına neden olan durumlar olabiliyor. Bu iki faktör cerrahi tecrübesizlik ve malzeme kullanımındaki tekrar tekrar aynı malzemenin kullanılması tabii ki maliyetle ilgili endişeler noktasında ortaya çıkan bir sonuç. Yani bizim hastalarımızın en büyük ameliyat seçiminde sordukları konu maddi konular. Bu ameliyat ne kadar? Önce onu da hemen belirleyeyim. Bu tür tedavilerde sadece hastaya ameliyat odaklı bir tedavi sunulmaması gerekiyor. Yani bir merkez bu işte uygulanıyorsa belki ameliyat o konunun yüzde otuzluk kısmı. Yüzde yetmiş ameliyat öncesi hazırlık, hastanın diyetisyen psikolog, en önemlisi rehabilitasyon dediğimiz ameliyat sonrası kısımda hayatına anlam katabilmesi açısından hastanın eski alışkanlıklarından kurtulması yeni bir diyet, yepyeni bir psikolog desteğiyle ruh hali Bütün bunların hayat boyu kendisine, özellikle ilk iki yıl sunulması ve takviye edilmesi gerekiyor. Biz şimdi hastalara sadece ameliyat sunduğumuzda da hastalar bunu ameliyat olarak algıladığında ve tedaviyi bütün olarak görmediğinde de geriye maliyet konuları geliyor O maliyeti düşürmek için de malzemelerin birçok defa kullanılması veya bazı hastanelerin transfer yaparak çok tecrübeli cerrahlara o konuda herhangi bir dikkat edilmeden bu konuda denetimsizliklerden kaynaklanan sorunlar da oluyor. Altyapı eksikliklerine bağlı olmadan ameliyatların başlanılması. Tabii bu noktada hastalarda fiyat odaklı bir araştırma yapıyorlar. Çok araştırmadan hemen bu ameliyatları oluyorlar veya komşusu olmuş oluyor kendisi oraya gidiyor Bu noktanın altını çizmek istiyorum. Bu ameliyatlar standart ameliyatlar değildir. Lütfen doktorunuzu doktorlar aracılığıyla araştırın. Doktorlar aracı referans alın. Bu ameliyatlar çok basit, çok böyle her yerde olunacak ameliyatlar değil. Bir safra kesesi ameliyatını her yerde olabilirsiniz ama bir şişmanlık cerrahisi ameliyatını lütfen çok daha derinlemesine ve sağlıklı olarak araştırın. Kaçak olduğunda aslında insanların ölmemesi gerekiyor Kaçak oluyor. İkinci problem orada başlıyor Yine o ekibin yeterli tecrübesi yoksa kaçak konusunda kaçağı anlayamıyor. Yani mideden sıvı dışarı kaçıyor ama farkına varamıyor. Ve geçmiyor ediliyor O zaman ne oluyor? Karın çok kirlenmiş oluyor. Çok kirlendiği için de bizim sepsis dediğimiz mikropların bütün organları sarmasıyla ki işte bunların başına böbrek geliyor. Karaciğer geliyor, akciğerler geliyor Dokuların iflasıyla da organ yetmezlikleriyle ölüm oluşuyor Aslında kaçak bir ölüm nedeni değildir. Ama geç kalınırsa bir ölüm nedenidir. Orada da işte tomografinin veya şikayetlerinin ihmal edil hastanıntelefonla doktoru arayıp doktorun da ona telefonda ya işte bir ilaç al geçer gibi ufak tefek şikayetleri olduğunu zannetmesi Bu ameliyatlar sonrası ilk bir hafta içerisinde hastaneden taburcu olduktan sonra en ufak bir şikayetiniz olduğunda ki bunun başında ateş gelir, halsizlik, nefes darlığı gelir Lütfen doktorunuzu telefonla aramanın ötesinde doktorunuza görünün Eğer doktorunuz sizi telefonla, ya işte şunu al geçer derse bile, bu noktada siz buna olmayın Tekrar bir doktor veya tıp merkezine girip kendinizi gösterin. Ateş, halsizlik, nefes darlığı, kendinizi kötü hissetme. Karın ağrısı olması şart değil. Bakın altını çiziyorum. Zannediliyor ki hastanın karın ağrısı olacak. Kaçaklardan sonra karın ağrısı çok olmaz. Kaçaklara erken müdahale edilirse ki bu stent takmak olabilir Orayı yıkamak, dikiş atmak, orayı iyice temizlemek, hastalara bağırsak yoluyla tekrar bir beslenme yolunun açılması gibi yöntemlerle bu hastalar erken dönemde müdahale edildiğinde hayatta kalırlar ve ölüm olayı olmaz Bütün bu anlattıklarımız çevresi çerçevesinde yaşam süresini uzatan yaşam kalitesini arttıran böyle bir imkandan hastalar maalesef ülkemizde kaçak ve ölüm olayları fazla olduğu için korkarak uzak duruyorlar. Umarım gelecekte hem meslektaşlarımızın kazandığı tecrübeyle bu olaylar azalacaktır Hem de bu algılar kırılarak daha çok insan bu ameliyatlardan faydalanır