Mide Küçültme (Tüp Mide) Ameliyatı Sonrası Kaçak Oluşmasının Nedenleri...

Bariatrik Cerrahi (Soru Ve Cevap)

Iyi günler Bize sosyal medya aracılığıyla gönderdiğiniz soruları cevaplamaya devam ettiğim seride bugün sizlerden gelen en çok merak edilen, benim seçtiğim beş başlıktan sizlere bilgiler vereceğim. Birincisi başlığımız yaş. Kaç yaşından itibaren ameliyat olabiliriz? Kaç yaş en son sınırdır? On üç yaşından itibaren bu ameliyatları yapabiliyoruz. On üç yaşından itibaren obezitesi, aşırı obezitesi olanlarda ki biz bunlara Adel Ösan dönemi diyoruz. Adela döneminde tabii çocuk psikiyatrisi, endokrinog görüş alındıktan sonra on üç, on sekiz yaş aralığındaki danışanlarımıza yardımcı olabiliyoruz. En çok tercih ettiğimiz ameliyat. Altmış beş yaş ve sonrası ise özel durumlarda yine ameliyatlar yapabiliyoruz. Eskiden altmış beş yaşı sınır olarak görüyorduk ama altmış beş yaş artık çok da yaşlılık olarak biliyorsunuz kabul edilmiyor. Burada da yandaş hastalıkları olan ve yaşam kalitesini arttırabileceğimiz hastaları seçiyoruz. Burada tabii ki hayatı zorlaştıran eklemleri, kalbi, akciğerleri ve sonuçta hayatı güçleştiren durumlarda yine altmış beş yaş üzerinde olanlara fit olanlara ve anestezi açısından da uygun olanlara ameliyatlar yapabiliyoruz. Ikinci bir soru en çok gelen sorulardan birisi. Ben bir ameliyat oldum. Tekrar geri kilo aldım. Ikinci bir ameliyat olabilir miyim? Hangi durumlarda ameliyat yapıyorsunuz Bu sorunun altında yatan cevap çok net niçin geri kilo aldınız sorusuna bakıyoruz. Eğer burada teknik bir hata varsa, yani mide, örneğin tüp mide yapılmış ama büyük bırakılmış ise veyahutta garstik bypass yapılmış büyük bırakılmış ise bunlara tabii ki teknik nedenlerle olduğu için bu hakkı tekrar vermek gerekiyor Ikincisi acaba ameliyat sonrası iyi bir takip görmüş mü? Yani sadece ameliyat mı olmuş? Ameliyattan sonra iki üç sayfa, bir iki kontrol görüşme sonrasında bizim rehabilitasyon dediğimiz yani toplantılar olmamış, bir sosyal gruba girmemiş, motivasyon almamış, aktif yaşama geçmemiş en önemlisi bariaktik mutfağı, içselleştirmemiş. Yani rehabilitasyon görmemiş mi acaba? Şimdi burada da olanlara da ikinci bir şansı veriyoruz. Bir altı ay gözleme dönemimiz de olabiliyor. Ama sonuç olarak bu gruptaki hastalara da ikinci bir şans verilebilir. Yaptığımız işlem ilk olarak yapılan ameliyatın türüne göre değişiyor. Açıkçası burada bir tek şansız olan grup Baypas grubu. Baypasın ikinci revizyon ameliyatı son derece güçtür. Kitaplarda teorik olarak olabilir yazar. Ama bu ameliyatların ikincil ameliyatları örneğin baypası tüp mideye tekrar çevirmek oldukça zordur Başarısı uzun dönem sonuçları üzerine bir fikir yoktur Çünkü vaka sayısı azdır. En büyük serilerden bile burada baypasın örneğin tekrar küçültülmesi yapılmıştır ama uzun dönem sonuçlarında da yine iyi sonuçlar yoktur. Ama tüp midesi olanlara ikinci ameliyatlar çok rahatlıkla yapılabilir. Bu bir avantajdır. Gibi özellikli ameliyatlarda da hastanın durumuna ve yapılan tekniğe göre yine ikincil ameliyatları son derece güç olmakla birlikte yapılabilir. Bir diğer en çok merak edilen sorulardan biri reflüm var. Acaba hangi ameliyatı olmalıyım? Veya ameliyat olabilir miyim? Grefüs olanlar eğer ki sürekli ilaç içiyorsa tüp mide ameliyatı olurlarsa şikayetleri artacaktır Dolayısıyla tüp mide ameliyatı sadece bizim önerdiğimiz el yapılacaksa olabilir. Ama bu hastalarda eğer ciddi yemek borusunda da yaralar varsa devamlı ilaç içiyorlarsa bypass iyi bir opsiyon olabilir. Diğer en çok merak edilen sorulardan birisi de obezite cerrahisi sonrası beslenmeye ne zaman geçilir? Obezite cerrahisinin ilk ameliyatındaki hangi tip olduğu bağlı. Örneğin tüp mide ameliyatı olduysanız, sulu dönem. Sulu dönem çok büyütülüyor, korkuluyor. Ama normal zeminde olan bir insan için bu ameliyatlar önceden tahayyül hayal edilebilecek bir zemin değildir Yani ameliyat olduğunda aslında iştahı azalan, çok az yediğinde doyan, özellikle proteinli beslendiğinde de doygunluk hisseden birisi olduğu için bu sulu dönem ki yaklaşık üç hafta sürer. İç haftalık bir dönemde çok adapte olunur. Su içmek biraz tabii ki teknikleri var Bunu eğitiyoruz hastaları. Ağızda buz eritilir gibi ilk günlerde içmek hızlı içmemek gibi. Ama sonuçta üç hafta sonra normal sıvı alımı başlıyor. Burada önemli olan katıya geçiş, katıya geçişte de bizim önce yumuşak gıdalarla bazı katı sıvı gibi ayrım teknikleriyle gidiyor. Tekrar etmem gerekirse tüp midede hormonal çok değişiklik olduğu için asla hasta o ameliyatı vücuduna giydirmeden bu teknikleri anlayamaz Çok zor olacağını düşünür ama ameliyat olunca bunun kolay olduğunu anlayacaktır. nigarsit Kato dönemine daha hızlı geçilebilir Çünkü orada ciddi bir pilor dediğimiz engel yoktur. Bir anastomoz. Yani bir bağırsak ilişkisi vardır Katı dönemine daha erken geçilebilir. Peki acaba ameliyat olduktan sonra hayatımda çok bir kısıtlama olacak mı Ben çok yemek yiyen bir insanım Mutsuz olacak mıyım? Sorusunun cevabı için lütfen Instagram sayfamızdaki hastalar bölümüne bakınız. Orada geç döneme özellikle bakınız. Çünkü burada pek mutsuzluğa rastlamazsınız Eğer arkanızda iyi bir destek var ise tekrar altını çiziyorum. Obezite cerrahisi bir bütündür. Belki de yüzde otuzluk kısmı cerrahi ameliyat olan kısmına aittir. Esas ameliyat sonrası hastanın hayat tarzını değiştirmesi çok önemlidir En son soru, en dramatik cevabı içeriyor. O da şu, ben ameliyat oldum, ne kadar kilo veririm başarısızlık oranları nedir? Evet, ameliyat oldunuz başarısızlık oranları tamamen sizin elinizde. Bir de tabii ki bu konuda seçtiğiniz kliniğin size verdiği destek oranında. Bugün yapılan bilimsel çalışmalar şunu gösteriyor Her ne kadar teknikler bir miktar oynasa da at başı bitmektedir. Yani Ruhania Garstick bypass'ta da tüp mi uzun dönemde başarı oranları beşinci yıldan sonra geri kilo alımı söz konusudur Tüp midede üçüncü yıldan sonra Her ikisinde de yüzde yirmi civarında gözüküyor literatüre baktığımızda. Dolayısıyla her iki ameliyatta da geri kilo alımı söz konusu Gibi emilim bozan ameliyatlarda her ne kadar kilo alımı yüksek görülse de bu sefer vitamin, mineral, kas kaybı eksikliği gibi sorunlar. Yani emilim bozuklukları sorunu ortaya çıkmakta. Dolayısıyla Terazideki dengeleri iyi düşünmek lazım. Ama sonuç olarak geri kilo alımının en önemli nedeni hayat tarzını değiştirmemektedir. Sadece ameliyatı bir öğütücü makine olarak görmek ve bu ameliyatı oldum ve bu ameliyatla ben zayıflayacağım deyip ameliyatı obeziteden kurtuluş olarak görmek en büyük yanılgı olacaktır. Yani sizin hayat tarzı değişikliği için karar vermiş olmanız lazım Ama onun ötesinde de onu destekleyen bir ekibin olması lazım ki bugün obezite dünyasında en çok araştırılan emek harcanan acaba biz ameliyat olmuş olan hastaları nasıl takip etmeliyiz sorunudur Bu sorunu hala tam olarak çözmüş değiliz. Ama kliniğimiz Centraf Excel's olarak bu konuda şu anda Amerikan önerdiği bütün basamakları uygulayan bir kliniktir. Hastalara sadece diyetisyen desteği sunmuyoruz. Hastaları sadece kan tahlilleriyle takip etmiyoruz Aktif, rehabilitasyon hayat tarzınızı değiştirecek hem paylaşımlar hem uygulamalar hem sosyal gruplar hem ciddi her ay düzenli yapılan dersler ile desteklemekteyiz Tabii ki bu süreç çok çok önemli. Yani bu işe karar veren obeziteden kurtulmaya karar veren insanın bu bilince sahip olması gerekiyor Ameliyat olacağı ve teknikleri araştıracağım. En iyi teknikle ameliyat olacağım. Bu işten kurtulacağım doğru bir yol değil. Yeni bir videoda görüşmek üzere.

Obezite cerrahisi sonrası kaçaklar en çok merak edilen ve korkulan bir komplikasyon. Kaçakların oluşmasındaki en önemli faktör tabii ki bu hastalarda kullandığımız dikiş, mideyi çıkardığımız zaman kullandığımız zımba ve dikiş teknikleriyle ilişkili. Bu ameliyatlarda dediğimiz elimde göreceğiniz eee bu tip aletler kullanıyoruz. Bu özelliği üçer sıra dikiş atması ve orta yerdeki bıçak ile de o dokuyu kesmesi. Örneğin şunu mide olarak görürseniz kapatıyoruz. Ve buradan ateşlediğimiz sıranın üçer sıra zımba atıyor ve ortası da kesiyor. Tabii bu son derece güvenli aletler ama zımbaladığımız yerlerde genellikle doku kesildikten sonra kanamalar ve her iki zımbanın bitiş yerinde de oradan sızıntı riskleri var. Tüp mide mide küçültme ameliyatları sonrasında en çok sızıntı görülen yerler tüp midenin en tepe noktası. Çünkü mide bir muz şekline geldiği için ve çıkışının da kapalı olması yani pilor dediğimiz kapak ile kapalı olması nedeniyle yedikleri yukarı doğru bir basınç yapıyor ve en zayıf yerde yukarısı olduğu için oradan sızma yapabiliyor.

Açıkçası yirmi beş yıllık geçen obezite cerrahisinde kullanımında bu tür komplikasyon yaklaşık beş bin vakada bir tane gördüm. O da zaten ikinci defa ameliyata aldığımız bir çevirdiğimiz tüp mideydi. Onun dışında herhangi bir kaçak görmüyoruz. Ama dünya genelinde bu oran yüzde bir oranda yani yüz hastanın birinde kaçak görülüyor. Ülkemizde ise maalesef bu kaçak oranı yüzde sekizlere çıkmış durumda. Yüzde sekize. Niye ülkemizde çok görülüyor? Çünkü en önemli neden bu ameliyatlara bir anda başlayan cerrah sayısının biraz fazla olması. Yani tecrübe eksikliği. Sadece zımbalarıyla ameliyatın bitirilmesi, oraya dikiş veya güçlendirici materyallerin kullanılmaması ve en önemlisi de dokuların iyi seçilememesi eee içerisine başka dokuların girmesi önemli bir neden içerisine başka dokuların girmesi önemli bir neden kaçaklarda teknik hatalardır. Kaçakların en önemli nedeni teknik hatalardır. Hastaya ait faktörler son derece azdır. Yani çok yediği için, çok anormal derecede tıka basa yediği için kaçak görünme olasılığı aslında zordur.

Kaçak genellikle ilk bir hafta içerisinde olur. O yüzden hastaların bu bir haftalık sürece dikkat etmesi gerekir. Bir hafta sonrasındaki de kaçaklar görülebilir. Biz bunlara geç kaçaklar diyoruz. Bir aylık dönemde ve bir aydan sonra da. Ama bunlar genellikle tespit edilmemiş erken dönemde olan kaçaklardır. Sonradan iyice orada biriken, apseleşen ve bir gıdaların yapmış olduğu tabloyla ortaya çıkar. Kaçaktan korunmak için bir defa hastalarımızın doktor seçimine çok dikkat etmesi lazım. Bu konuda tecrübeli doktorlar araştırmaları lazım. Daha önce kaçakları var mı, nasıl tedavi etmişler? Erken müdahale etmişler mi? Bu konuya dikkat edilmesi lazım. Bu konu son derece önemli. Çünkü olmaması gereken komplikasyonları medyada duyuyoruz. Olmaması gereken ölümleri, çünkü kaçak olduğu zamanda ölüm olmaması gerekiyor.

​​​​​​​Çünkü kaçakların bugün tedavi mümkün ama maalesef ülkemizde bunlar doluyor. Bu nedenle hastalarımızın da bu konuda bilinçlenmesi gerekiyor. Bu ameliyat basit bir ameliyat değildir. Araştırılması gereken bir ameliyattır. Ameliyat olarak da malzemelerin, yani şu kullandığınız malzemelerin bir defa kullanıp atılması önemlidir. Bu ameliyatlar son derece teknik ameliyatlardır. Ameliyatlarda kullanılır ama bilinmeli ki bu aletler bir defa kullanılması lazım. Birkaç defa kullanırsa tutuklu mesela şimdi gördüğünüz gibi ben bunu on beş defa sıkarsam mesela açılmıyor. Şurada gördüğünüz gibi çünkü çok kullanıldı. O yüzden biz prensip olarak her ameliyatta bir tane kullanıp açabiliyoruz. Açtım ama bayağı uğraştım. İşte açarken bu dokular zedelenebilir. Bıçak körleşebilir. O yüzden bu her ameliyatta bir defa kullanılıp başka hastaya kullanılmaması gerekir. Çok önemli bir nokta.

Bunlar da İlginizi Çekebilir

tup-mide-ameliyatindan-sonra-beslenme-nasil-olmali
Tüp Mide Ameliyatından Sonra Beslenme Nasıl Olmalı?

Şişmanlık cerrahisi sonrası ilk günlerde ilk iki gün özellikle su, elma suyu ve protein solüsyonlarıyla beslenmeye başlıyoruz. İlk bir hafta sonrasında çorbalara geçilebiliyor. Özellikle değişik çorba…

İzle