Tüp Mide Ameliyatı, Tecrübeli Ellerde Safra Kesesi Ameliyatı Gibidir.

Tüp Mide Ameliyatından Sonra Kimler Geri Kilo Alır?

Aslında şişmanlık cerrahi sonrası ameliyatlara göre geri kilo kazanımı yüzde yirmi ila on oranında değişmektedir. Gerek kilo kazanımı yani tekrar kilo almayı aslında iki sınıfa ayırmamız lazım. Bunlardan birincisi elli kilo, altmış kilo verip, hafif ılımlı kilo alışları, yani beş kilo, on kilo gibi. Bu apayrı bir gruptur. Diğer grup ise ameliyattan sonra özellikle ikinci yıldan itibaren eski kilolarına doğru bir gidiş olmasıdır. Yani elli kilo vermiştir hasta. Fakat Yıl sonrasında yirmi kilo, otuz kilo geri kazanmıştır. Bu gruptaki hasta aslında yüzden beş civarındadır. Geri kilo almaların en önemli nedeni hastaların ameliyatı sadece bir mekanizma olarak görüp her şeyi ona bırakmaları. Yani kendilerinin yapacağı şeyleri yapmamaları. Yapacakları da hastalarımızın çok basittir. Bir Ekiplerin uyarılarına ve takiplerine dikkat etmek. En önemlisi duygu yeme bozukluğu varsa bunu aşmak. Üçüncüsü ve en önemlisi bunun verilmiş bir anahtar olduğunu ve bu anahtarı iyi kullanmanın gerektiğini iyice özümseyerek titizlikle yeni hayatına, yeni bir anlam katmak. Bu anlamın içerisinde doğru beslenme ve mutlaka sporun konması şarttır. <br> <br> Elbette spor alışkanlığı olmayanlar için bu çok güç olabilir. Ama spor bizim klinik basit egzersizler rehberiyle sizlere zaten kazandırılacak. Bu sizin çok vaktinizi alacak bir süreç değildir. Geri kilo alımlarındaki nedenler aslında çok uzun bir konferans konusudur. <br> <br> Ama kabaca söylemek gerekirse ilk yapılan ameliyatta tecrübesizliğe bağlı olarak mide küçültme işleminde özellikle etrafı yağ ile sarılı midelerde midenin büyük bırakılması. Midenin bırakılan vakalarda bazı bölgelerde özellikle darlıklar olması da buna neden olabilir. İkincisi hastanın ameliyat sonrası dönemde ağızda eriyenler dediğimiz başta çikolata olmak üzere çerezler olmak üzere kolay ve çabuk tüketilebilir gıdalara yönelmesidir. Bu özellikle ülkemizde ben ona çerezcilik diyorum. Çerezcilik yoluyla vakit geçirmek yüksek kalori almayla sonuçlanabilir. Tabii ki sıvı alımı, alkol alımı gibi kötü alışkanlıkların da devam etmesi oldukça hastanın geri köle olması için önemli nedenlerden birisidir. <br> <br> Sonuç olarak bugün için diyetlerle, sporla çok aşırı kilolu hastaların tamamen kurtulma olasılığı sadece yüzde üç ila beş arasındadır. İyi kullanırsanız yüzde doksan oranında bu kötü zararlarıyla yaşam sürenizi kısaltan hastalıktan kurtulmuş olursunuz.

Vitamin Eksikliği Obeziteyi Tetikler mi?

Ameliyat kadar ameliyat sonrası sürecin de çok önemli olduğuna inanan bir ekibiz ve bunun için canla başla çalışıyoruz. Sevgili Murat Orda bazen pazarları beni arıyor. Yani zerre kadar hayıflanmıyorum. Sizi aradığınız zaman. Çünkü sizle birlikte bu yolda yürümek bizim için çok daha iyi bir şey. Bize enerji veriyor. Mesela senin şimdi altı ay sonra mutlu olacaksın, kilo vereceksin. İnşallah. Ve obezler değerli insanlar çünkü bu yolda siz sadece mücadele etmiyorsunuz. Çevrenizdeki bu olumsuz yaklaşan insanlarla da mücadele ediyorsunuz. O yüzden bu söylediklerin çok değerli. Şimdi bugün vitaminler konusunu ben anlatacağım. Bu sunun amacı şudur. Vitaminler konusunda sizi sıkmadan hızlıca hangi vitaminlerin ne kadar önemli olduğunu vitaminlerin bizim hayati fonksiyonlarımızda ne derecede yer ettiğini kısaca anlatmak ve sonunda da vitamin alıp almamak gerektiğini yani bir şekilde mesaj vermek bu konuda. Şimdi vitaminler vücudun yapı binlerce hayati işlevde anahtar rol oynuyorlar. Bazıları var ki çok daha önemli. Şimdi obezlerde bu yapılan çalışmalar göstermiş. Yani ameliyata hazırlanan bir obez hastada yüzde yirmi oranında vitamin eksikliği görülüyor. Bu normal popülasyonda yüzde sekiz sekiz onlarda. Obezlerde niye vitaminler daha eksik? Onun birçok faktörü var. Bu mesela boş kaloriyi çok aldığımız için gerekli kaliteli besinleri alamadığımız için bir sürü şey var. Aslında her beş obezden birinde üç veya daha fazla vitamin eksik. Bu çok önemli. Yani. O yüzden çalışmalar diyor ki rehberler, mutlaka ameliyat öncesi tarama yapın hastalarınıza. Vitamin check up'ı yapın yani. Bütün vitaminlere bakın. O yüzden siz çok şanslısınız çünkü biz bunu çok önemsiyoruz. Ve ameliyat öncesi biliyorsunuz. Demirden tutun da B on iki folik asit her şeye bakıyoruz. Şimdi iki tane teori var. Bu kanıtlanmış bir şey değil ama bana mantıklı geliyor. Vitamin eksikliği acaba obeziteyi tetikler mi? Veya ameliyat sonrası sizin için daha önemli, uzun vadede. Vitamin eksikliği tekrar kilo almada etkili mi? Hani bazı hastalar kilo alıyor ya. Falan. Niye bunu bu teori var? Çünkü şöyle diyorlar. Vücut vitamin eksikliği olduğu zaman siz bunu hissetmiyorsunuz ama sindirim sistemi beyne sinyal gönderiyor. Bak şu şu vitaminlerin eksik senin haberin yok. Daha çok iyi. Zannediyor ki bu insan doğru şeyleri yiyecek. Bu bunun kilo almada etkili bir durum olduğunu belirtiyorlar. Ama kanıtlanmış bir şey yok bu açıdan. Ama bu benim hoşuma gitti. Bununla ilgili birçok çalışma var. Şimdi gelelim önem sırasına göre vitaminlere. Bizi ilgilendiren konu şu. Ameliyat olduk. Ameliyat sonrası dönemde hangi vitaminler bizim için daha önemli? Önem sırasına göre bu vitamin eksikliklerinde ne olur? Nasıl vitaminlerdir? Ne işi olur bu vitaminlerin? Ne iş yapar? Onlardan kısa kıza basacağım. D vitamini meşhur. Hep söylüyoruz ya D vitamini alın, D vitamini alın diye. Şimdi D vitamini eksikliği küresel bir salgın. Dünyanın her yerinde eksik. Obezlerde yani ameliyata hazırlananlarda yüzde doksan eksik. Yani on kişinin dokuzunda. Görevi ne? Kemik sağlığı. Kalsiyum. Emilimi. Ve onun dışında bağışıklık sistemi, yara iyileşmesi, kanser, kansere karşı koruyucu etkisi var. Çok çalışma var. Eksikliğinde ne oluyor? Kemik erimesi oluyor. Pardon. Kemik erimesi, kas eklem ağrıları, kramplar, depresyon, D vitamini ne yapıyor biliyor musunuz? Seretonin salınımını azaltıyor. Mutluluk hormonu. O yüzden depresyona sebep oluyor. Şimdi diyor ki hastalar mesela insanlar, ya ben yeterince güneşe çıkıyorum. D vitamini sentezliyorum. Ya gerek yok almıyorum. Öyle değil işte. Güneş'le yeterince D vitamini alamazsınız. Çünkü niye? D vitamini sentezi cildin yapabilmesi için güneşe öğle saatlerinde. Yani tam tepede olduğu zaman çıkmanız lazım. Tam kavurucu olduğu saatlerde. E kanser riski var. Cilt kanseri. Şimdi alt sınır otuz nanogram böyle mililitre. Eğer D vitamini eksikliğiniz yoksa bir kere şunu kesinlikle aklınızda tutun. Günde en az bin ünite almanız lazım. İşte Devit Damla içinde Nuran abla daha iyi bilir ama elli bin ünite falan var. Yani bir ayda bir şişeyi bitireceksiniz. David Damla'nın. David üç damlanın. Onu bir kere hiç yani sorgusuz sualsiz bu. Bu konuda bu mesajı verelim. Eksikliği varsa günde iki bin üç bin üniteye çıkıyor. Şimdi bunu böyle geçelim. Şimdi ikinci önemli demir. Demir çok önemli bizim için. Obezsiniz bir de kadınsınız. Biliyorsunuz kadınların bu menstral adet düzensizlikleri falan filan. Demir eksikliği anemisi için daha bir risk faktörü. Şimdi obezlerde eksikliği yüzde kırka kadar çıkıyor. Ameliyat öncesi taramalarda. Yani neredeyse iki kişiden biri. Obez olmak kadın olmak. O açıdan bir risk. Demirler de önemli. Kan hücreleri. İşte oksijen taşınması dokulara. Siz demiriniz eksikse çabuk yoruluyorsunuz çarpıntınız oluyor. Kalbiniz daha çok yoruluyor. Yani uzun vadede vücudunuzu ciddi bir strese sokuyorsunuz aslında. Demir eksikliğinde. O yüzden demir de çok önemli. B12. B12 B kompleks vitaminlerinin en önemlilerinden biri. Yine eksikliğinde kansızlık görülüyor. DNA sentezinde çok önemli. Sinir hücrelerinde bu sinirlerde denen bir kılıf var etrafında. Onun sentezinde B12 çok önemli. Yani bu eksik olursa ne oluyor mesela? Kansızlık zaten. Yorgunluk, unutkanlık. Hafıza kaybı. Yavaş yavaş ve gittikçe bu tür şeyler denge sorunları. Yani bu tür şeyler oluyor. Bunu fark etmiyorsunuz ama bunun eksikliği de ciddi olarak sorun. Şimdi obezlerde yüzde on sekiz, yirmilere kadar. Bir kere mide asit düşürücü ilaçlar var ya hani bu gibi. Bu da B on iki vitamin eksikliğini tetikliyor biraz. Yüzde otuza kadar çıkıyor bakın. Gastrit de ve bağırsak hastalıkları. Şöyle yap diye bir hastalık var. Bu B12 vitamin eksikliğine sebep olan durumlardan biri. Kardeşi folik asit. Bu da çok önemli. Hele kadınlarda biliyorsunuz folik asit. Gebe kalmak isteyen kadınlarda folik asit olmazsa olmazdır. Çünkü sakat çocuk doğumlarına sebep olur. Nöral tüp defekt denen bir durum var. Ona sebep oluyor. Aynı şekilde eksikliğinde yine bu DNA sentezinde ve hücrelerde büyümesinde çok önemli. Eksikliğinde kansızlık görülebiliyor. Obezlerde eksikliği yüzde ellilere kadar çıkabiliyor. Şimdi A vitamini kısaca A vitamini. A vitamini. Ne biliyor musunuz? Retinada çubuk denen bir hücreler var. Gece görmemizi sağlayan bir protein. Bunun sentezinde A vitamini etkili. Obezlerde eksikliği yüzde on dört. Yani. Selenyum. Selenyum da çok önemli. Bununla ilgili birçok gazete haberi var. Popüler yani. Niye? Çünkü selenyum toprakta var olan bir şey ve dünyanın bazı yerlerinde selenyum, toprak, fakir seleyumdan. Ve bugün bir milyar insan bu selenyum eksikliğinden etkileniyor. O yüzden tiroit hormon sentezinde, üremede, bağışıklık sisteminde çok önemli sebebi. Biyotin. Herkesin bir ameliyattan sonra belli bir dönem saç dökülmesi olabiliyor değil mi biyotinde? İşte. Evet. Mesela bu cilt sağlığı açısından çok önemli. Ve saçlar için. Onun dışında bu kolesterol dengesine şeker regülasyonuna dengesine de çok etkili seleyum vitamini. İşte eksikliğinde böyle döküntüler kullanma. İşte saç dökülmesi, uykusuzluk, depresyon görülebiliyor. Da aynı şekilde. Hani biz diyoruz ya bunları çinko ve selenyum şey yapın yani biyotin alın diye. Çinkonun da eksikliği obezlerde yüzde yirmi sekize kadar. İşte o da aynı şekilde cilt sağlığından ve saç dökülmesini engelleyici, yara iyileşmesinde üreme fonksiyonlarında etkisi var. Bakır da var aynı şekilde. Bu da bağışıklık sistemi için önemli bir vitamin bakır. Şimdi bunları böyle bir şey yaptıktan sonra esas konuşuyor. Bunu nereden? Bunları ben nereden söylüyorum biliyor musunuz? Amerikan bariyantik cerrahi derneği. Ya bu çok önemli bir derne şimdi bunun entegre olduğu çeşitli dernekler var. Bunlar oturmuşlar en son iki bin sekizde bir guideline yani rehber yayınladılar. Ya biz hastalara ve işte klinisyenlere tavsiyelerde bulunuyorlar. Yani neyi alsınlar, neyi almasınlar diye. Vitamin konusu da buradan geliyor. İki bin on altıda Bugay Line güncellendi. Orada bu güncellemeye bir grup insan oturuyor. Beş yüz elli dört tane makaleyi dünya çapında yayınlanmış önemli makaleyi alıyorlar ve inceliyorlar. Bu konuda yapılmış çalışmalar. İşte ameliyat öncesi vitamin eksikliği sonrası biz eksikliği. Ve doksan iki maddelik bir tavsiye listesi yayınlıyorlar. Bunu diyorlar ki ya hastalar böyle böyle yapması lazım. Şimdi bu dataya göre de şöyle diyorlar. Vitamin eksikliği gittikçe artıyor. Obezite cerrahisi sayısı arttığı için de bu insanların takibi de takibi de çok önemli ama azalıyor. Takip de azalıyor aynı şekilde diyorlar. Yani takip azaldığı için bu bayağı büyük bir sorun haline geliyor. O yüzden ona ihtiyaç duymuşlar bu gaytla aynı güncelleme ihtiyaç. Dikkate aldıkları vitaminler bunlar. Bakın demir, B12, D vitamini, çinko, folik asit. Ya bu beş, altı, altı, yedi vitamin. Bunlara göre o inceliyorlar o araştırmaları. Sonuç şu, iki beş yıl içinde vitamin eksikliği riski ameliyattan sonra. Belli ameliyat tiplerine göre. B on ikide bypass ameliyatı olduysanız yüzde yirmi den fazla B12 eksikliği olma ihtimali. Bu daha düşük. Çünkü seri versiyonun vitamin eksikliğini daha az yapan bir ameliyat çeşidi. Bunu hep söylüyoruz zaten. Yüzde dört yirmi. Folik asitte. Doğudan el switch denen Pınar Hanım'ın. Ameliyatı emilim bozucu bir ameliyat. Eksikliği yüzde altmış beş. Yine tüp midede evet yüzde on sekiz. Demirde bakın demirde baypasta yüzde ellilere kadar çıkıyor. Emildiği için demir. Sürekli takviye gerekiyor. Tüp midede bu yüzde on sekizin altında. D vitamini. Neredeyse yüzde doksan. Orada yazan şey yüzde yüz deniyor yani. Herkeste D vitamini eksikliği gelişecek. Ben onu şey yapmadığım için çok böyle yüzde doksan yani bir on kişiden dokuzda. A vitamini baypas ve DS'de yüzde yetmişlere kadar çıkıyor A vitamini eksikliği. Bakır aynı şekilde yüzde doksan. Baypas da yüzde on yirmi. Çinko yine yüzde kırk. Tüp midede yüzde yirmilerde. O yüzden kıssadan hisse özet şu. Mutlaka ameliyat sonrası uzun bir dönemi kapsayan sürede en az beş yıllık dönemde biz vitamin almaya çok önem vermeliyiz ve her gün bir tane multivitamin içmeliyiz. Ve şuna da riayet etmeliyiz. Yani biz ikinci yıl, üçüncü yıl hastalarımızı takip ediyoruz ya, hani gel diyoruz. Bir tahlillerine bakalım. Eksik gedik var mı? Vitamin değerlerinde. Bunlara bakalım. Bunu da önemseyelim. Çünkü orada biz ona göre ek takviyeler yapmamız gerekiyor mu, gerekmiyor mu hastalarımıza? Onu iyi bir şekilde belirleyebiliyoruz. Teşekkürler.